Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2024/10840 E. , 2025/3300 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2023/2608 D. İş SUÇLAR : Hırsızlık, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cum
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2024/10840 E. , 2025/3300 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2023/2608 D. İş SUÇLAR : Hırsızlık, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.07.2024 tarihli ve KYB-2024/57766 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, suçtan zarar gören Özgün Kimyevi Madde Anonim Şirketi'nin Kanuni Sultan Süleyman Hastanesi kapalı otoparkı içerisinde bulunan deposundaki tıbbi ürünlerin çalındığından bahisle şikayetçi olması üzerine başlatılan soruşturmada, şüphelilerin atılı suçu işlediklerine dair kamu davası açmaya yeterli somut delil elde edilemediğinden bahisle ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ve olayla ilgili mevcutta şüpheli tespit edilemediğinden zamanaşımı süresince daimi arama kararı verilmiş ise de, ürünlerin bulunduğu deponun yan üst tarafının açık vaziyette olduğu, depo anahtarının ve tıbbi ürünlerin sorumluluğunun şüpheliler Aydın ve Beytullah'da olduğu, olayın gerçekleştiği iddia edilen tarihte hastane çalışanı şüpheliler Sedat ve Yalçın'ın mesai saatinden sonra kamera kaydına göre saat 18.51 civarında deponun bulunduğu otoparkta bulunmaları yanında şüpheli Sedat'ın depoya yakın yere ve kamera açısına girmeyecek şekilde araç park etmesi ve aracın kaputunu açıp aracı silmesi şeklindeki hayatın olağan akışına aykırı davranışları ile kamera kaydına göre şüpheli Yalçın'ın da elinde merdiven ile depo tarafına doğru yürüdüğü, şüpheli Yalçın ve Sedat'ın mesai saati dışında otoparkta bulunmalarına ilişkin savunmalarının çelişkili ve kamera kaydı ile uyumlu olmadığı anlaşılmakla, taraf ifadeleri, tanık beyanı, kamera görüntüsü ve tüm dosya kapsamına göre, şüphelilerin şikâyet konusu suçu işlediği hususunda mevcut delillerin kamu davasının açılmasını gerektirir nitelikte bulunduğu ve bu delillerin mahkemesince takdir ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Kanuni Sultan Süleyman Hastanesi kapalı otoparkı içerisinde bulunan şikâyetçi şirkete ait depodaki tıbbi ürünlerin çalındığından bahisle anılan şirketin vekili tarafından şikâyetçi olunması üzerine başlatılan soruşturmada, şüphelilerin atılı suçu işlediklerine dair kamu davası açmaya yeterli somut delil elde edilemediğinden bahisle ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ve olayla ilgili mevcutta şüpheli tespit edilemediğinden zamanaşımı süresince daimi arama kararı verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160/1. maddesinde, "Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar.", 5271 sayılı Kanun’un 160/2. maddesinde "Cumhuriyet savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.'', aynı Kanun’un 170/2. maddesinde, "Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler." ve yine anılan Kanun’un 172/1. maddesinde, "Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir." hükümleri düzenlenmiştir. Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz üzerine bu itirazı inceleyen merci, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 5271 sayılı Kanun’un 170/2. maddesine göre kamu davası açılabilmesi için soruşturma aşamasında toplanan delillere göre suçun işlendiğine dair yeterli şüphe bulunması gerekir. Suç ihbar veya şikâyeti yoluyla soruşturma yaparak maddî gerçeğe ulaşma yükümlülüğü ve yetkisi bulunan Cumhuriyet savcısı, soruşturma sonucunda elde edilen delilleri değerlendirerek kamu davası açmayı gerektirir nitelikte yeterli şüphe olup olmadığını takdir edecektir. Ancak soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısının delil değerlendirmesiyle, kovuşturma aşamasında hâkimin delilleri değerlendirmesi birbirinden farklı özelliklere sahiptir. Aynı Kanun’un 170/2. maddesine göre soruşturma aşamasında toplanan deliller kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturup oluşturmadıkları çerçevesinde incelemeye tabi tutulurken, kovuşturma aşamasında, isnat edilen suçun işlenip işlenmediği hususunda mahkûmiyete yeter olup olmadığı ve tam bir vicdanî kanaat oluşturup oluşturmadığı çerçevesinde değerlendirilmektedir. Bu açıklamalar ışığında değerlendirilmesi gereken somut olayda; ürünlerin bulunduğu deponun yan üst tarafının açık vaziyette olduğu, depo anahtarının ve tıbbi ürünlerin sorumluluğunun şüpheliler ... ve ...'da olduğu, olayın gerçekleştiği iddia edilen tarihte hastane çalışanı şüpheliler ... ve ...'ın mesai saatinden sonra kamera kaydına göre saat 18.51 civarında deponun bulunduğu otoparkta bulunmaları yanında şüpheli Sedat'ın depoya yakın yere ve kamera açısına girmeyecek şekilde araç park ettiği ve aracın kaputunu açıp aracı sildiği, şüpheli Sedat'ın bu davranışlarının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, yine kamera kaydına göre şüpheli Yalçın'ın da elinde merdiven ile depo tarafına doğru yürüdüğü anlaşılmakla; şüpheli Yalçın ve Sedat'ın mesai saati dışında otoparkta bulunmalarına ilişkin savunmalarının çelişkili ve kamera kaydı ile uyumlu olmadığı da nazara alınarak taraf ifadeleri, tanık beyanı, kamera görüntüsü ve tüm dosya kapsamına göre, şüphelilerin atılı suçları işledikleri hususunda mevcut delillerin kamu davasının açılmasını gerektirir nitelikte bulunduğu ve bu delillerin mahkemesince takdir ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Küçükçekmece 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin, 06.04.2023 tarihli ve 2023/2608 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, itiraz merciine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.