İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2024/10958 Karar: 2024/14790 Tarih: 2024

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/10958 K.2024/14790

2. Ceza Dairesi 2024/10958 E. , 2024/14790 K. "İçtihat Metni" KANUN YARARINA BOZMA MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/290 E., 2023/790 K. ŞİKÂYETÇİ : ... HÜKÜMLÜLER:..., ... SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARARLAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2024/10958 E. , 2024/14790 K. "İçtihat Metni" KANUN YARARINA BOZMA MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/290 E., 2023/790 K. ŞİKÂYETÇİ : ... HÜKÜMLÜLER:..., ... SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARARLAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2024/10958 E. , 2024/14790 K. "İçtihat Metni" KANUN YARARINA BOZMA MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/290 E., 2023/790 K. ŞİKÂYETÇİ : ... HÜKÜMLÜLER:..., ... SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARARLAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16.07.2024 tarihli ve KYB-2024/67451 sayılı kanun yararına bozma isteminin; 5237 sayılı Kanun'un 168. maddesinde yer alan“(1) Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs (…)(1) suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir. (2) Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir.(4) Kısmen geri verme veya tazmin hâlinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için, ayrıca mağdurun rızası aranır.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında; Dosya kapsamına göre, müştekinin hazırlık aşamasındaki 27/11/2022 tarihli beyanında elinde fatura bulunmadığını ancak zararının yaklaşık 3.500,00 Türk lirası olduğunu ifade etmesi üzerine belirtilen zararının kovuşturma başlamadan önce 14/03/2023 tarihinde tamamen giderildiği anlaşılmakla, sanıklar hakkında hükmolunan cezadan 5237 sayılı Kanun'un 168/1. maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiği halde, aynı Kanun'un 168/2 maddesi uyarınca indirim yapılmak suretiyle yazılı şekilde fazla cezaya hükmolunmasında isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir. 2. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.03.2008 tarihli ve 2008/9-7-56 ve 13/05/2008 tarihli ve 2008/10-101-113 sayılı kararlarında açıklandığı üzere, kendisine zorunlu müdafii atandığından sanğın haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu müdafiine yapılan tefhim veya tebliğin kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmayacağı, hükmün son atanan müdafiiden haberdar olmayan sanığın kendisine de tebliğ edilmesi gerektiği nazara alınarak, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2 maddesinin, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun'un 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından, tebligata, 7201 sayılı Kanun'un 23/1-8 maddeleri ile 7201 sayılı Kanun'un Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2 maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, 7201 sayılı Kanun'un 21/2 maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeksizin, sanık ...'ın yokluğunda verilen hükmün sanığın bilinen en son adresi yerine doğrudan MERNİS adresine 7201 sayılı Kanun'un 21/1. maddesi gereğince yapılan tebligatın usûlsüz olduğu anlaşılmıştır. 3. Ayrıca sanık ... hakkında Mahkemesinin 14.09.2023 tarihli kararıyla mahkûmiyet kararı verildiği, sanığın 23.11.2023 tarihli dilekçesiyle eski hâle iade isteminde bulunduğu, eski hâle getirme isteği hakkındaki karar verme yetkisinin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 42/1. maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesinin ilgili dairesine ait olmasına göre, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf yoluyla incelenmesi gerektiğinden sanık ... hakkında ki hükmün kesinleşmediği anlaşılmıştır. 4. Henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu sanık ... hakkında ki kararın istinaf yasa yoluna tabi olduğu, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. 5. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168. maddesinde yer alan “(1) Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs (…)(1) suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir. (2) Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir.(4) Kısmen geri verme veya tazmin hâlinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için, ayrıca mağdurun rızası aranır.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında; Dosya kapsamına göre, şikâyetçinin soruşturma aşamasındaki 27.11.2022 tarihli beyanında elinde fatura bulunmadığını ancak zararının yaklaşık 3.500,00 Türk lirası olduğunu ifade etmesi üzerine belirtilen zararının kovuşturma başlamadan önce 14.03.2023 tarihinde tamamen giderildiği anlaşılmakla, hükümlüler... ve ... hakkında hükmolunan cezalardan 5237 sayılı Kanun'un 168/1. maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiği hâlde, aynı Kanun'un 168/2. maddesi uyarınca indirim yapılmak suretiyle yazılı şekilde fazla cezaya hükmolunması, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, sanık ... hakkında kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının hükümlüler ... ve ... hakkındaki kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Bergama 2. Asliye Ceza Mahkemesinin,14.09.2023 tarihli ve 2023/290 Esas, 2023/790 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla