KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2024/11052 E., 2024/14607 K.
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2024
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2024/1197 E., 2024/1512 K. KATILANLAR : ...,
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi
Karar Detayı
389 kelime·2 dk okuma
Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin '”Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır.
Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır” ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise. “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.
Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin suça konu eylemin gerçekleştirildiği saatteki kamera görüntülerinden apartmana sanıktan başkasının girdiğinin görülmediği ve kamera görüntülerinde bir üçüncü kişinin görünmediği belirtilerek,
sadece müvekkili sanığın apartmana girmiş olması gerekçe gösterilerek hırsızlık suçundan mahkumiyet kararı verildiğine, apartmanda pek çok başka konutun bulunduğuna, pek çok farklı kişinin tam o saatlerde olmasa bile girebileceği ya da o esnada hâlihazırda içinde bulunduğu ya da bulunabileceği nitelikte bir yer olduğuna, kamera kayıtlarının sadece müvekkilinin apartmana girdiğini kanıtladığına, ancak hırsızlık suçunun müvekkili tarafından işlenmiş olduğuna dair şüpheden uzak kesin bir kanıt olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığına, müvekkilinin konut sorunu yaşayan genellikle sokakta yaşamak zorunda kalmış bir kişi olduğuna,
beyanlarının da bu yönde olduğuna, böyle bir kişinin bazı kişisel eşyalarını taşıdığı sırt çantası ile dolaşmasının hayatın olağan akışına aykırı bir durum olmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, mahkemenin 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin uygulanmamasına ilişkin gerekçesinin yerinde olmadığına, tutuklama tedbirinin ölçüsüz ve orantısız olduğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede.