Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2024/11083 E. , 2025/19005 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1014 E., 2020/495 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Dairemizin 2023/3217 Esas, 2024/2585 Karar sayılı 19.02.2024 tarihli kararı ile, 1-Suça sürüklenen ço
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2024/11083 E. , 2025/19005 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1014 E., 2020/495 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Dairemizin 2023/3217 Esas, 2024/2585 Karar sayılı 19.02.2024 tarihli kararı ile, 1-Suça sürüklenen çocuk ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün itiraza kabil olduğundan dosyanın incelenmeksizin iadesine, 2-Suça sürüklenen çocuk ...'un hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçu ile sanık ...'ın iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarına ilişkin olarak kurulan hükümler yönünden de aynı kararla temyiz istemlerinin CMK'nun 298/1. maddesi uyarınca reddine karar verildiği ve bu şekilde yukarıda belirlenen hükümler yönünden temyiz taleplerinin incelenerek sonuca bağlandığı, Temyiz kapsamında ki sanık ...'ın hırsızlık suçu yönünden ise 28.02.2020 tarihli temyiz dilekçesinde sebep olmadığı için 19.02.2024 tarihli yukarıda belirtilen daire kararı ile CMK'nun 295/1. maddesi çerçevesinde gereği için tevdii kararı verilmesi sonrası sanık ...'ın 29.07.2024 tarihinde sebep içeren temyiz dilekçesi verdiği, bu dilekçeye istinaden sanığın bu hükmü yönünden 06.08.2024 tarihinde ek tebliğname düzenlendiği anlaşılmakla ek tebliğnameye konu sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hüküm yönünden ise bu karar ile inceleme yapılması gerektiği belirlenerek yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanığın temyiz isteminin, fazla ceza tayin edildiğine müştekinin zararının çoğunu, dükkandan almış olduklarından üzerinde bulunan kısmını pişman olduğundan dolayı görevli polis memurlarına teslim ettiğine teslim edilmeyen kısmının da diğer sanıklar tarafından satıldığına beraberken aldığı bütün malzemeleri teslim ettiğine kendisinden önce alınan malzemelerin teslim edilmediğine müştekinin şikâyetçi olmadığına şikayetini geri aldığını kısmi iade nedeniyle sanıkların cezasında indirim yapılmasına rızası olduğunu bildirdiğine indirme rızasının olduğu kısmının mahkeme evraklarında belirtilmediğine ama şikâyetini geri aldığına dair bölümün belirtildiğine müştekinin şikayetçi olmamasına ve cezadan indirime razı olmasına rağmen fazla ceza verildiğine pişman olduğuna, ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında katılana yönelik eylemi sebebiyle kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanığın yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Kırklareli 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan ilk derece mahkemesince verilen ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 272/3-a maddesine göre istinaf yoluna başvurulamayacak olan kesin nitelikteki 1.000,00 TL adlî para cezası ile ilgili olarak İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin istinaf isteminin reddine dair kararına karşı 5271 sayılı Kanun'un 279/1-b maddesi uyarınca itiraz kanun yoluna başvurulabileceği, suça sürüklenen çocuğun mala zarar verme suçu ile ilgili kanun yolu başvurusu itiraz niteliğinde kabul edilerek itirazın merciince incelenmesi için dosyanın İNCELENMEKSİZİN mahalline İADESİNE, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ile sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarına ilişkin olarak verilen 19.02.2020 tarihli ve 2019/1014 Esas, 2020/495 Karar sayılı kararının, suça sürüklenen çocuk ve sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun’un 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizinin mümkün olmaması karşısında; incelemeye konu suçların, aynı Kanun’un 286. maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanığın ve suça sürüklenen çocuğun temyiz istemlerinin aynı Kanun’un 298. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, oy birliğiyle REDDİNE, Sanık hakkında hırsızlık suçuna ilişkin olarak yapılan incelemede ise; 5271 sayılı Kanun’un 293/2. maddesinde yer alan "Hüküm, temyiz eden Cumhuriyet Savcısına veya ilgililere gerekçesiyle birlikte açıklanmamışsa; hükmün temyiz edildiğinin Bölge Adliye Mahkemesince öğrenilmesinden itibaren gerekçe, yedi gün içinde tebliğ edilir." şeklindeki düzenleme karşısında; hüküm yokluğunda verilen sanığa Bölge Adliye Mahkemesi gerekçeli kararının aynı Kanun'un 295/1. maddesi uyarınca "7 günlük yasal süre içinde ek gerekçeli temyiz dilekçesi sunulmadığı takdirde temyiz talebinin reddedileceğine ilişkin" ihtaratı ile tebliğ edilmesi zorunluluğuna uyulmaması nedeniyle gerekçeli kararın sanığa usûlüne uygun şekilde (sanığın cezaevinde olması hâlinde cezaevinde tebliği, aksi hâlde son ifadesinde bildirdiği son bilinen adresine kararın tebliği, bu adrese de tebliğ yapılamaması hâlinde güncel mernis adresine tebliğ yapılmak suretiyle) tebliğ edilerek, tebliğ belgesi ile birlikte verilmesi halinde temyiz dilekçesi de eklendikten ve ek tebliğname düzenlendikten sonra incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın incelenmeksizin Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.