Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2024/11350 E. , 2024/20077 K. "İçtihat Metni" BOZMA ÜZERİNE MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/360 E., 2013/421 K. ŞİKAYETÇİ : ... SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düşme İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.12.2013 tarihli ve 2013/360 Esas, 2013/421 Karar sayılı k
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2024/11350 E. , 2024/20077 K. "İçtihat Metni" BOZMA ÜZERİNE MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/360 E., 2013/421 K. ŞİKAYETÇİ : ... SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düşme İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.12.2013 tarihli ve 2013/360 Esas, 2013/421 Karar sayılı kararının sanığın ve sanık müdafinin yokluğunda verildiği, gerekçeli kararın sanık müdafine tebliğ edildiği ancak tebliğ mazbatasında yapılan incelemede sanık müdafine çıkarılan tebligat zarfı üzerinde gerekçeli kararın bulunduğuna dair bir ibarenin bulunmadığı gibi gerekçeli kararın ayrıca sanığa da tebliğ edilmediği nazara alındığında 20.05.2024 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği yukarıda açıklanan gerekçeyle temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Sanığın birden fazla kişi ile birlikte gündüz vakti şikayetçinin iş yerine girerek hırsızlık yapması şeklindeki eylemine uyan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 493/1, 522. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 102/3, 104/2. maddelerine göre belirlenen dava zamanaşımı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun sanığın aynı eylemine uyan 142/1-b maddesinde tanımlanan hırsızlık suçu için anılan Kanun maddesinde öngörülen cezanın üst sınırlarına göre, aynı Kanun'un 66/1-e, 67/4. maddelerine göre belirlenen dava zamanaşımı hükümleri, her iki Kanun'un yukarıda yazılı maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu karşılaştırıldığında; 5237 sayılı Kanun'un 7/2 ve 5252 sayılı Kanun'un 9/3. maddeleri ışığında, 5237 sayılı Kanun hükümlerinin sanık yararına olması ve suçun işlendiği 09.08.2003 tarihinden inceleme tarihine kadar 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e, 67/4. maddeleri uyarınca belirlenen 12 yıllık zamanaşımı süresinin inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık vasisinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.