Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2024/11522 E. , 2025/12893 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/5015 E., 2023/3063 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, kamu malına zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere y
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2024/11522 E. , 2025/12893 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/5015 E., 2023/3063 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, kamu malına zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 280/1-e-f maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Kırklareli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.11.2021 tarihli ve 2020/274 Esas, 2021/699 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 24.02.2023 tarihli ve 2022/1107 Esas, 2023/608 Karar sayılı kararı ile hükmün; sanık hakkında ''Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarih ve 2021/473 karar sayılı ilamı uyarınca 5237 sayılı TCK’nın 142. maddesinde 6545 sayılı Kanunun 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa isnat edilen ve TCK’nın 142/2-h, 143. maddelerinde öngörülen suçun cezasının alt sınırı dikkate alınarak 5271 sayılı CMK’nın 150/3 ve 196/2 maddeleri uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanması ve savunmasının zorunlu müdafii huzurunda alınması gerekirken, sanık ...'ya müdafii ataması yapılmadan yargılama yapılarak CMK'nın 188/1 ve 289/1-e maddesine aykırı davranılması, kabule göre ise; suç tarihinde sanık ile suça sürüklenen çocukların fikir, irade ve eylem birliği içinde hareket ederek katılan ...'in müdürlüğünü yaptığı, katılan ...'in içerisinde kantin işlettiği ....Ortaokuluna gece vakti sayılacak zaman diliminde, okul müdürü odasının pencere demir korkuluğunu yerinden sökerek camı açmak suretiyle girdikleri, içeriye giriş sağlanan pencerenin bulunduğu yeri gösteren kamerayı kırdıkları, yere attıkları, müdür odasında bulunan kamera kayıt cihazının yerinden sökerek aldıkları, müdür odası kapı dişi kilit kısmını yamulttukları, müdür yardımcısı odasının kapısını kırdıkları, okul kantin kapısını kırdıkları, kantinde bulunan 170 TL parayı aldıkları olayda; her ne kadar dosya kapsamına göre kantinin okul idaresi tarafından değil, katılan ... tarafından işletildiği sabit ise de; sanık ile suça sürüklenen çocukların aynı zaman ve mekan birliği içinde gerçekleştirdikleri eylemlerinde, okulun içerisinde bulunan kantinin okul idaresinden farklı bir kişi tarafından işletildiğini ve çalınan 170 TL paranın başka bir kişiye ait olduğunu açıkça bilebilecek durumda olup olmadıklarının araştırılması, bu kapsamda tarafların beyanlarına başvurulması, sanığın ve suça sürüklenen çocukların okulun ve kantinin farklı kişilere ait olduğunu bilebilecek durumda olmaları halinde katılan sayısınca iki kez, aksi durumda ise bir kez hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığını ihlal etme suçlarının oluşacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, suça sürüklenen çocuk ... hakkında kamu malına zarar verme suçundan kurulan hükümde, ödenmeyen adli para cezasının 5275 sayılı Yasa'nın 106/4 maddesi yollaması ile aynı yasanın 11. maddesi dikkate alınarak 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanuna göre tahsil edileceğinin ihtarına karar verilmesi gerekirken, "İnfaz Makamınca yapılan usulüne uygun tebliğe rağmen, belirtilen yasal süresi içerisinde ödenmeyen adli para cezasının kamuya yararlı bir işte ücretsiz çalışmaya ve buna da uyulmaması halinde hapse çevrilebileceğinin, TCK 52/4 maddesi-son cümlesi gereğince sanığa ihtarına" karar verilmesi, suç tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuklar hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 35. maddesine göre sosyal inceleme raporu alınmadan veya aynı maddenin 3.fıkrasına göre bu yönde inceleme yaptırılmamasının gerekçesi kararda gösterilmeden hüküm kurulması, sanık ... yönünden 15.04.2020 gün ve 13100 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinde yapılan değişikliğin gözetilmemesi, ve birlikte suç işleyen sanık ve suça sürüklenen çocuk için ortak yapılan yargılama giderlerinin, payları oranında alınmasına karar verilmesi gerekirken eşit olarak tahsiline karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 326/2. maddesine aykırı davranılması'' nedenleriyle bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararının 5271 sayılı Kanun'un 280/1-e-f maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 24.02.2023 tarihli ve 2022/1107 Esas, 2023/608 Karar sayılı bozma kararı ile bozma kararı üzerine verilen Kırklareli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.10.2023 tarihli 2023/5015 Esas, 2023/3063 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün bozulmasına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi'ne, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.