İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2024/11683 Karar: 2024/15977 Tarih: 2024

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/11683 K.2024/15977

2. Ceza Dairesi 2024/11683 E. , 2024/15977 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/42 E., 2016/403 K. ŞİKÂYETÇİLER : ..., ... SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sa

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2024/11683 E. , 2024/15977 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/42 E., 2016/403 K. ŞİKÂYETÇİLER : ..., ... SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sa

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2024/11683 E. , 2024/15977 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/42 E., 2016/403 K. ŞİKÂYETÇİLER : ..., ... SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanığın yüzüne karşı verilen hükmü yasal süresinde temyiz etmemiş ise de; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 263/1. maddesinde belirtildiği üzere "Sanığa tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek kanun yollarına başvurabileceği" şeklindeki yasa yolu bildiriminde bulunulmadığı anlaşılmakla sanığın 31.08.2016 havale tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu kabulü ile yapılan incelemede; Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1 maddesi uyarınca temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği yukarıda açıklanan gerekçeyle temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I-Sanık hakkında şikâyetçi ...'na yönelik iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarına ve şikâyetçi ...'ye yönelik hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Sanığın şikâyetçi ...'nun iş yerinin giriş kapısına zarar vererek rızası dışında girdiği ve şikâyetçi ...nin de gündüz vakti iş yerine girerek bir şey alamadan çıktığı olayda sanığın eylemlerinin olay tarihi itibariyle 5237 sayılı TCK'nın 151/1, 116/4, 43/1, 142/1-b, 35, 116/1 maddelerinde tanımlanan mala zarar verme, iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarını oluşturduğu, bu suçlar için öngörülen cezanın üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e maddesine göre hesaplanan 8 yıllık zamanaşımının, 20.04.2016 tarihli mahkûmiyet hükmünden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, II-Sanık hakkında şikâyetçi ...'na yönelik banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Dosya kapsamına göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanığın adli sicil kaydında yer alan, İskenderun 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.02.2009 tarihli ve 2006/29 Esas, 2019/120 Karar sayılı 21.04.2014 kesinleşme tarihli ilâmının kesinleşme tarihinin suç tarihinden sonra olduğu, suç tarihinden sonra kesinleşen hükümlülüklerin tekerrüre esas alınamayacağı ancak adli sicil kaydında yazılı olan Bodrum 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.12.2010 tarihinde kesinleşen 2009/203 Esas, 2010/708 Karar sayılı mahkûmiyet kararının tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan hüküm fıkrasından tekerrür uygulamasına ilişkin bölümlerin çıkartılmasına, '' Bodrum 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.12.2010 tarihinde kesinleşen 2009/203 Esas, 2010/708 Karar sayılı ilamı ile hırsızlık suçundan verilen 1 yıl 8 ay hapis cezasını içeren ilamın tekerrüre esas alınmasına'' karar verilmek suretiyle, diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, III-Sanık hakkında şikâyetçi ...'na yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Dosya kapsamına göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Dosya kapsamında yer alan şikâyetçi beyanında 14.10.2013 tarihinde saat 18.00 sıralarında işyerini kapatarak ayrıldığını ve 16.10.2013 tarihinde işyerinde hırsızlık meydana geldiğini haber verdiklerini belirtildiği anlaşılmakla; suça konu eylemin gerçekleştiği saatin kaç olduğu net bir şekilde tespit edilmeden ve gece vakti işlendiğine dair delillerin nelerden ibaret olduğu karar yerinde denetime olanak verecek şekilde açıklanıp tartışılmadan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 143. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini, 2-Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan İskenderun 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.02.2009 tarihli ve 2006/29 E., 2019/120 K. sayılı ilamının kesinleşme tarihinin 21.04.2014 olması karşısında, suç tarihinden sonra kesinleşen hükümlülüklerin tekerrüre esas alınamayacağı ancak sanığın adli sicil kaydına göre Bodrum 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/203 Esas, 2010/708 Karar sayılı ilamının tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla