Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2024/11873 E. , 2025/1455 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/324 E., 2024/406 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Suça sürüklenen çocuk müdafii ile sanık ve müdafii TEBLİĞNAME GÖ
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2024/11873 E. , 2025/1455 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/324 E., 2024/406 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Suça sürüklenen çocuk müdafii ile sanık ve müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I) Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Suça sürüklenen çocuk müdafiinin zararı karşılamaya yönelik talebinden sonra şikâyetçinin zarar talebinin olmadığını ve zararın karşılanmasını istemediğini belirttiğinin anlaşılması karşısında, suça sürüklenen çocuğa ödeme yapabilmesi için tevdii mahalli tayin edilip makul bir süre de verilerek sonucuna göre 5237 sayılı Kanun'un 168/2. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerekirken, hatalı gerekçe ile suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; suça sürüklenen çocuğun nüfus kaydına göre 28.09.1999 doğumlu olup, 18 yaşını doldurmamış olması nedeniyle bozma öncesi duruşmaların kapalı yerine açık yapılması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 185. maddesine aykırı davranılması telafisi mümkün olmadığından; suça sürüklenen çocuk hakkında hüküm kurulurken, cezadan indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebeplerden olan etkin pişmanlık hükümlerine ilişkin 5237 sayılı Kanun'un 168/2. maddesinin, yaş küçüklüğü nedeniyle cezadan indirim yapılmasına ilişkin aynı Kanun'un 31/3. maddesinden önce uygulanması suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 61/5. maddesine aykırı davranılması, sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamış; iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçu bakımından kısa süreli olmayan hapis cezası ertelenen sanık hakkında, mahkûmiyetinin yasal sonucu olarak 5237 sayılı Kanun'un 53/1. maddesinde sayılan hak yoksunluklarının uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de; aynı Kanun'un 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Bozmaya uyularak yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, II) Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Sanığın zararı karşılamak istediğini beyan ettiği, şikâyetçinin ise zarar talebinin olmadığını ve zararın karşılanmasını istemediğini belirttiğinin anlaşılması karşısında, sanığa ödeme yapabilmesi için tevdii mahalli tayin edilip makul bir süre de verilerek sonucuna göre 5237 sayılı Kanun'un 168/2. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerekirken, hatalı gerekçe ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanık hakkında hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 143, 168/2 ve 62. maddelerine göre belirlenen 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasının, kazanılmış hak gözetilip sonuç olarak 3 yıl 1 ay hapis cezası üzerinden infazının yapılmasına karar verilmesi gerekirken, sanığın kazanılmış hakkının korunduğu belirtilip 3 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi ile uygulama maddesi olarak 1412 sayılı Kanun'un 326/son. maddesinin hükümde gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden “sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 143, 168/2 ve 62. maddelerine göre belirlenen 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasının, 1412 sayılı Kanun'un 326/son. maddesi uyarınca kazanılmış hak gözetilerek 3 yıl 1 ay hapis cezası üzerinden infazının yapılmasına” karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, III) Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. Sanık ve müdafiinin lehe hükümlerin uygulanmasına dair isteklerinin, sanık hakkında daha lehe olan 5237 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca tayin olunan kısa süreli hapis cezasının seçenek tedbirlere çevrilmesi talebini de içerdiği hâlde, sanık hakkında mala zarar verme suçundan verilen cezanın aynı Kanun'un 50/2 maddesi gereği adli para cezası dışındaki seçenek yaptırımlara çevrilebileceği de göz önüne alınarak, bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeden sanık hakkında hükmedilen cezanın ertelenmesine karar verilmesi, 2. Sanığın zararı karşılamak istediğini beyan ettiği, şikâyetçinin ise zarar talebinin olmadığını ve zararın karşılanmasını istemediğini belirttiğinin anlaşılması karşısında, sanığa ödeme yapabilmesi için tevdii mahalli tayin edilip makul bir süre de verilerek sonucuna göre 5237 sayılı Kanun'un 168/2. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerekirken, hatalı gerekçe ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 326/son. maddesinin gözetilmesine, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.