Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2024/11957 E. , 2025/19403 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1241 E., 2024/1285 K. SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hüküm
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2024/11957 E. , 2025/19403 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1241 E., 2024/1285 K. SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık, mala zarar verme ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 24.10.2023 tarihli ve 2023/2445 Esas, 2023/2951 Karar sayılı kararı ile yapılan istinaf incelemesi neticesinde mahkûmiyet hükümlerinin bozulmasına karar verildiği, ancak Bölge Adliye Mahkemesince dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin yasal dayanağı bulunmadığı böylece sanık hakkında mala zarar verme ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlerin de temyizi kabil olduğu anlaşılmakla, Tebliğnamedeki ret düşüncesine iştirak edilmemiştir. 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre Eskişehir 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.07.2023 tarihli, 2022/1652 Esas, 2023/2182 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 24.10.2023 tarihli ve 2023/2445 Esas, 2023/2951 Karar sayılı kararı ile “Sanığın üzerine atılı suçun cezasının alt sınırı dikkate alınarak 5271 sayılı CMK'nın 150/3 ve 196/2 maddeleri uyarınca sorgusunun müdafii eşliğinde yapılması gerektiğinden” bahisle hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılığın aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, hukuka kesin aykırılık hâllerini düzenleyen yine aynı Kanun’un 289. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde yer alan “hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması” kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “… bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 24.10.2023 tarihli ve 2023/2445 Esas, 2023/2951 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen Eskişehir 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.03.2024 tarihli, 2023/2384 Esas, 2024/678 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hükümler kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenlerle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Eskişehir asliye ceza mahkemesinin hırsızlık, mala zarar verme ve konut dokunulmazlığı mahkûmiyetlerine karşı Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, alt sınır itibarıyla sorgunun müdafi eşliğinde yapılması gerektiği gerekçesiyle dosya üzerinden bozma yapmış, ilk derece yeniden hüküm kurmuştur.
Hukuki İlke: Müdafi eşliğinde sorgu zorunluluğunun ihlâli 289/1-h kapsamında hukuka kesin aykırılık olsa da, istinaf bunu ancak duruşma açarak giderebilir; 280/1-e-f dışında dosya üzerinden verilen bozma yetkisiz olup hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûldür.
Uygulama Sonucu: Yetkisiz bozma ve buna dayalı hüküm hukukî değerden yoksun sayılarak, mala zarar verme ve konut dokunulmazlığı hükümlerinin de temyizi kabil olduğu belirtilip tümü BOZULMUŞTUR.
Dava Strateji Notu: İstinaf bir savunma hakkı ihlalini bozma sebebi yapsa bile, bunu dosya üzerinden yapması kararı sakatlar; müdafi, hem asıl usul aykırılığını hem de istinafın yetkisiz bozmasını birlikte öne sürerek tüm bağlı hükümlerin temyizini açabilir.