Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2024/12636 E. , 2025/4787 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/443 E., 2024/1426 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama I- Suça sürüklenen çocuğun temyiz isteminin incelenmesinde; Bursa Bölg
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2024/12636 E. , 2025/4787 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/443 E., 2024/1426 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama I- Suça sürüklenen çocuğun temyiz isteminin incelenmesinde; Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 25.06.2024 tarih ve 2024/443 Esas, 2024/1426 Karar sayılı kararının, suça sürüklenen çocuk tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 294. maddesinde düzenlenen, ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.'' şeklindeki düzenlemede gözetilerek, suça sürüklenen çocuğun temyiz dilekçesinde herhangi bir sebep göstermediği anlaşılması karşısında; suça sürüklenen çocuğun temyiz isteminin 5271 sayılı CMK'nın 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak REDDİNE, II- Suça sürüklenen çocuk müdafinin hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 280/1-e-f maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, İznik Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.07.2021 tarihli ve 2020/105 Esas, 2021/531 Karar sayılı dosyasında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 15.12.2022 tarihli ve 2022/153 Esas, 2022/759 Karar sayılı kararı ile ''1- Suça sürüklenen çocuk ... ...'ın kimlik tespiti yapılmadan ve hakları hatırlatılmadan savunması alınması suretiyle CMK'nın 191/3-a ve 147. maddelerine aykırı davranılması, 2-İddia makamının mahkumiyet içeren esas hakkındaki mütalaasına karşı, duruşmada hazır bulunan suça sürüklenen çocuk ve müdafiine diyecekleri sorulmadan suça sürüklenen çocuk hakkında mahkumiyet hükümleri kurularak CMK'nın 216/2 maddesine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması'' nedenleriyle bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e-f maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, ayrıca Bölge Adliye Mahkemesince karar verilmesi halinde hükmün temyizinin mümkün olacağı ve bu şekilde tarafların kanun yoluna başvurma hakkının kısıtlanmayacağı gözetilerek; Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 15.12.2022 tarihli ve 2022/153 Esas, 2022/759 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine İznik Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.04.2023 tarihli ve 2023/11 Esas, 2023/327 Karar sayılı kararının hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu belirlenerek buna göre yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.