Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2024/12896 E. , 2024/16359 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2502 E., 2024/1314 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama I - Sanık hakkında katılan ...'ye karşı işlediği hırsızlık suçundan kurulan
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2024/12896 E. , 2024/16359 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2502 E., 2024/1314 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama I - Sanık hakkında katılan ...'ye karşı işlediği hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 06.06.2024 tarihli ve 2024/2502 Esas, 2024/1314 Karar sayılı kararının sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Sanık hakkında, Diyarbakır 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.04.2024 tarihli ve 2024/173 Esas ve 2024/292 Karar sayılı kararı ile hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h, 62, 53 ve 58. maddeleri uyarınca kurulan 4 yıl 2 ay hapis cezası ile mahkûmiyet hükmüne konu cezanın türü ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a. maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanığın ve müdafiinin temyiz istemlerinin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE, II - Sanık hakkında şikâyetçi ...'a karşı işlediği hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde, İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin '”Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır” ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanığın temyiz isteminin şikâyetçilerin zararını gidererek dekontu mahkemeye sunduğuna, hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168/2 ve 145. maddelerinin uygulanmasını istediğine, her iki eylemi bir saat içinde gerçekleştirdiğine, bu nedenle tek bir suç işlediğinin kabul edilmesi gerektiğine, pişman olduğuna; sanık müdafiinin temyiz isteminin sanık hakkında tesis edilen ceza miktarının usul ve yasaya aykırı olduğuna, yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile üst sınırdan ceza tayin edildiğine, alt ve üst sınır arasında ceza takdirinde yasal ve yeterli gerekçe gösterilmesinin zorunlu olduğuna, yasadaki ifadelerin tekrarının yeterli olmadığına, müvekkilinin şikayetçinin uğramış olduğu zararı giderdiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık ve müdafiinin diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; Sanık hakkında 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108/3. maddesinde belirlenen ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına mahkemesince karar verilemeyeceği bu hususun 5275 sayılı Kanun'un 108/4. maddesi uyarınca infaz hâkiminin görevi kapsamında infaz aşamasında değerlendirilebileceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereğince BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin hüküm fıkralarından “... cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ibaresinin çıkartılmasına karar verilmek suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca usul ve Yasa'ya uygun bulunan Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Diyarbakır 6. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.