KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2024/1306 E., 2024/12834 K.·İnceleme Konusu Kanun Yararına Bozma Yoluna
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2007/197 E., 2009/1675 K.
- Suç
- Hırsızlık
- Karar
- Tekerrüre esas anılan ilâmın hükümden çıkartılması
- Başvuran
- Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
- Tebliğname görüşü
- İlgili kararın kanun yararına bozulması
Karar Metni
586 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16.01.2024 tarihli ve KYB-2024/2330 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Antalya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/04/2023 tarihli ek kararı ile, tekerrüre esas alınan Antalya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/12/2002 tarihli ve 2002/3344 esas, 2002/1304 sayılı kararına ilişkin uyarlama yargılaması neticesinde verilen mahkûmiyet kararının 24/03/2023 tarihinde kesinleştiği ve başkaca tekerrüre esas sabıkasının bulunmadığından bahisle sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmamasına karar verilmiş ise de, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 18/09/2007 tarihli ve 214-181 sayılı ve 17/04/2004 tarihli ve 32-97 sayılı kararlarında belirtildiği üzere infaza ilişkin hususların kazanılmış hak teşkil etmeyeceği gözetilerek yapılan incelemede,
Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 29/11/2022 tarihli ve 2022/9177 esas, 2022/9409 karar sayılı ilamında yer alan "... tekerrüre esas alınan mahkumiyet hükmünün uyarlama yargılaması sonucunda yine hükümlü hakkında mahkumiyet kararı verilmesi nedeniyle tekerrüre esas olma koşulu ortadan kalkmadığı ve uyarlama yargılama sonrasında verilen mahkumiyet kararının kesinleşme tarihinin suç tarihinden sonra olmasının tekerrür uygulamasını engellemeyeceği ancak infaz aşamasında tekerrüre esas ceza miktarı ile ilgili olarak göz önünde bulundurulması gerektiği gözetilmeden sanık hakkında TCK'nin 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmaması, ... Bozulmasına" şeklindeki açıklamalar nazara alındığında,
Dosya kapsamına göre, Antalya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/12/2009 tarihli kararına konu suç tarihinin 16/01/2007 olduğu, tekerrüre esas alınan Antalya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/12/2002 tarihli ve 2002/3344 esas, 2002/1304 sayılı kararının 16/09/2003 tarihinde kesinleştiği, bu karara ilişkin yapılan uyarlama yargılaması sonucu Mahkemesince verilen 16/03/2022 tarihli ve 2002/3344 esas, 2002/1304 sayılı mahkumiyet kararının 24/03/2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmış ise de, tekerrüre esas alınan mahkûmiyet hükmünün,
uyarlama yargılaması sonucunda hükümlü hakkında yine mahkûmiyet kararı verilmesi nedeni ile tekerrüre esas olma koşulu ortadan kalkmayacağı ancak tekerrüre esas ceza miktarı ile ilgili olarak infaz aşamasında göz önünde bulundurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Antalya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.04.2023 tarihli ek kararı ile, tekerrüre esas alınan Antalya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.12.2002 tarihli ve 2002/3344 Esas, 2002/1304 Karar sayılı kararına ilişkin uyarlama yargılaması neticesinde verilen mahkûmiyet kararının 24.03.2023 tarihinde kesinleştiği ve başkaca tekerrüre esas sabıkasının bulunmadığından bahisle hükümlü hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmamasına karar verilmiş ise de, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 18.09.2007 tarihli ve 214-181 sayılı ve 17.04.2004 tarihli ve 32-97 sayılı kararlarında belirtildiği üzere infaza ilişkin hususların kazanılmış hak teşkil etmeyeceği gözetilerek yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre, Antalya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.12.2009 tarihli kararına konu suç tarihinin 16.01.2007 olduğu, tekerrüre esas alınan Antalya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.12.2002 tarihli ve 2002/3344 Esas, 2002/1304 Karar sayılı kararının 16.09.2003 tarihinde kesinleştiği, bu karara ilişkin yapılan uyarlama yargılaması sonucu Mahkemesince verilen 16.03.2022 tarihli ve 2002/3344 Esas, 2002/1304 Karar sayılı mahkûmiyet kararının 24.03.2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmış ise de, tekerrüre esas alınan mahkûmiyet hükmünün,
uyarlama yargılaması sonucunda hükümlü hakkında yine mahkûmiyet kararı verilmesi nedeni ile tekerrüre esas olma koşulu ortadan kalkmayacağı ancak tekerrüre esas ceza miktarı ile ilgili olarak infaz aşamasında göz önünde bulundurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2024/1306, K. 2024/12834, 25 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama