İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2024/13127 Karar: 2024/15871 Tarih: 2024

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/13127 K.2024/15871

2. Ceza Dairesi 2024/13127 E. , 2024/15871 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI :2023/1837 E., 2023/1763 K. SUÇ :Hırsızlık HÜKÜMLER:İstinaf başvurusunun esastan reddine, temyiz isteminin reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ:Temyiz isteminin esastan reddi ile onama Sanığın TCK'nın 158/1-f maddesinde düze

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2024/13127 E. , 2024/15871 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI :2023/1837 E., 2023/1763 K. SUÇ :Hırsızlık HÜKÜMLER:İstinaf başvurusunun esastan reddine, temyiz isteminin reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ:Temyiz isteminin esastan reddi ile onama Sanığın TCK'nın 158/1-f maddesinde düze

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2024/13127 E. , 2024/15871 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI :2023/1837 E., 2023/1763 K. SUÇ :Hırsızlık HÜKÜMLER:İstinaf başvurusunun esastan reddine, temyiz isteminin reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ:Temyiz isteminin esastan reddi ile onama Sanığın TCK'nın 158/1-f maddesinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçundan cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasında, ilk derece mahkemesince sanığın banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan aynı Kanun'un 245/1, 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün sanık müdafii ve katılan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesince dosya üzerinden yapılan incelemede, sanığın eyleminin aynı Kanun'un 142/2-e maddesi kapsamında kalıp kalmadığı hususu değerlendirilmeden hüküm kurulması yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verildiği, ilk derece mahkemesince 06.06.2023 tarihli karar ile sanığın aynı Kanun'un 142/2-e, 62. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair kararının sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin 11.09.2023 tarihli kararın sanık müdafii tarafından süresi içerisinde temyiz nedeniyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 03.09.2024 tarihli ek kararıyla "hükmün kesin nitelikte olduğundan bahisle" sanık müdafiinin temyiz isteminin reddine karar verildiği belirlenerek yapılan incelemede, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin bahsi geçen 11.09.2023 tarihli istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının temyizi kabil olduğu anlaşılmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin isabetsiz olan 03.09.2024 tarihli ek kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafinin temyiz isteminin "Hükmün temyizi kabul olduğu, kesinleştirme işleminin hatalı olduğu, sanığın suçu işlemediği, sanığın cezalandırılmasına yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin delil bulunmadığı, infazın durdurulmasına" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanunu’nun 280/1-e maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.09.2021 tarihli ve 2020/131 Esas, 2021/321 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık müdafii ve katılan vekilinin istinaf talebi üzerine yapılan istinaf incelemesi neticesinde "Sanığın eyleminin TCK'nın 142/2-e maddesi kapsamında kalıp kalmadığı hususu değerlendirilmeden hüküm kurulmasının yasaya aykırı olduğu" gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararının 5271 sayılı Kanunu’nun 280/1-e maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 06.06.2022 tarihli ve 2022/204 Esas, 2022/1846 Karar sayılı bozma kararı ile bozma kararı üzerine verilen İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.06.2023 tarihli ve 2022/229 Esas, 2023/202 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g. maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün bozulmasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunduğundan, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 11.09.2023 tarihli ve 2023/1837 Esas, 2023/1763 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak, diğer yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, hükmün infazına başlanmış olması, bozma kararının sanığın tutuklu olarak bulunduğu hükmün bozulmasına ilişkin olması ve cezaevinde kaldığı süre de dikkate alınarak sanığın hırsızlık suçundan TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü olmadığı takdirde salıverilmesi için ilgili yer Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına, bilgi edinilmesi amacıyla tahliye kararının bir örneğinin de Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla