İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2024/13177 Karar: 2025/19785 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/13177 K.2025/19785

2. Ceza Dairesi 2024/13177 E. , 2025/19785 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/3540 E. 2024/1995 K. SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İade, istinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, iade, onama I)Sanıklar ..., ..., ... ve suça sürü

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2024/13177 E. , 2025/19785 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/3540 E. 2024/1995 K. SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İade, istinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, iade, onama I)Sanıklar ..., ..., ... ve suça sürü

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2024/13177 E. , 2025/19785 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/3540 E. 2024/1995 K. SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İade, istinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, iade, onama I)Sanıklar ..., ..., ... ve suça sürüklenen çocuk ... hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde Sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/12. maddesi uyarınca itiraza tabi olduğu ve temyizi mümkün olmadığı, suça sürüklenen çocuk ve sanıklar müdafiinin dilekçesi üzerine itiraz mercii olan Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2023/942 D.İş sayılı 11.09.2023 tarihli kararıyla incelenerek itirazların reddine karar verildiği anlaşıldığından, dosyanın incelenmeksizin Tebliğname'ye uygun olarak mahalline İADESİNE, II)Sanıklar ..., ... ve ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde Suça sürüklenen çocuk ... hakkında mala zarar verme suçundan zamanaşımı süresinde işlem yapılması olanaklı görülmüştür. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, III) Sanıklar ..., ... ve suça sürüklenen çocuk ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ... müdafiinin temyiz talebinin tahkikatın eksik yürütülmüş olup maddi gerçeğe tam olarak ulaşılmamışken yargılamanın bitirilip sanık ...'nun cezalandırılmasının hatalı olduğu, sanıklardan zararın giderilip giderilmeyeceği yönünde soru sorulmadığı, eksik tahkikat sonucu verilen hükmün hatalı olup bu sebeplerle kaldırılması gerektiği, sanığın üzerine atılı bütün suçları işlediğinin dosya kapsamında sabit olmadığı, alt sınırdan uzaklaşılmasına ilişkin yasal bir gerekçe sunulmadığı, tutukluluktaki sürenin mahsubuna kararı verilmediğine yönelik olduğu, suça sürüklenen çocuk müdafiiinin temyiz talebinin suça sürüklenen çocuğun yargılamanın her aşamasında samimi beyanlarda bulunduğu, şikâyetçinin iddia ettiği zararına ilişkin beyan ettiği rakamların oldukça yüksek olduğu, malların iade edildiği, sanığın sabıka kaydının da bulunmadığına yönelik olduğu, sanık ... müdafiinin temyiz talebinin tahkikatın eksik yürütülmüş olup maddi gerçeğe tam olarak ulaşılmamışken yargılamanın bitirilip sanık ...'nın cezalandırılmasının hatalı olduğu, sanıklardan zararın giderilip giderilmeyeceği yönünde soru sorulmadığı, eksik tahkikat sonucu verilen hükmün hatalı olup bu sebeplerle kaldırılması gerektiği, sanığın üzerine atılı bütün suçları işlediğinin dosya kapsamında sabit olmadığı, alt sınırdan uzaklaşılmasına ilişkin yasal bir gerekçe sunulmadığı, tutukluluktaki sürenin mahsubuna kararı verilmediğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar hukuka uygun bulunduğundan, sanıklar ve suça sürüklenen çocuk müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, IV)Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ... müdafiinin temyiz talebinin sanığın üzerine atılı bütün suçları işlediğinin dosya kapsamında sabit olmadığı, alt sınırdan uzaklaşılmış olduğu, üst hadden verilen bu karara ilişkin yasal bir gerekçe de sunulmadığı, yeterli delil olmadığı hâlde ceza verildiği, şikâyetçinin zararına ilişkin ifade ettiği rakamların oldukça yüksek olup hayatın olağan akışına aykırı olduğuna yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 21.04.2015 tarihli ve 2014/10-623 Esas, 2015/117 Karar sayılı kararında da yabancı uyruklu olup, yakalandığında üzerinde herhangi bir kimlik belgesi çıkmayan sanığın nüfus ve adlî sicil kayıtları ile ilgili hiçbir araştırma yapılmadan sadece beyan edilen kimlik bilgilerine dayanılarak hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır denilmiştir. 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun 91. maddesinde geçici koruma "Ülkesinden ayrılmaya zorlanmış, ayrıldığı ülkeye geri dönemeyen, acil ve geçici koruma bulmak amacıyla kitlesel olarak sınırlarımıza gelen veya sınırlarımızı geçen yabancılara geçici koruma sağlanabilir." şeklinde hüküm altına alınmış, bu kişilerin Türkiye'ye kabulü, Türkiye'de kalışı, hak ve yükümlülüklerinin Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği belirtilmiştir. 6458 sayılı Kanun'un 91. maddesi uyarınca çıkartılan Geçici Koruma Yönetmeliği'nin (Bakanlar Kurulu Kararının Tarihi: 13.10. ... no: 2014/6883 Dayandığı Kanun'un Tarihi: ... no: 6458 Yayımlandığı Resmî Gazetenin Tarihi: 22.10. ... no: 29153) 21. maddesinde; bu Yönetmelik kapsamındaki yabancıların kayıtları sırasında kimliğine ilişkin belge sunamayan yabancının, aksi ispat edilinceye kadar beyanının esas alınacağı, fotoğraf, parmak izi ya da kimlik tespitine elverişli diğer biometrik verilerin esas alınıp merkezi veri tabanına kaydedileceği, mevcut biometrik verilerle eşleştirileceği, kayıt altına alınan yabancıların bilgilerinin derhal Göç İdaresi Genel Müdürlüğüne bildirileceği, yabancıların kayıt bilgilerinin doğum, ölüm, evlilik, boşanma, gönüllü geri dönüş gibi hallerde güncelleneceği, adres kayıt sistemine kaydedilecekleri düzenlemeleri getirilmiş, 22. maddesinde ise; kayıt işlemleri tamamlananlara, valilikler tarafından geçici koruma kimlik belgesi düzenleneceği, geçici koruma kimlik belgesi verilenlere, 25.04.2006 tarihli ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu kapsamında yabancı kimlik numarası verileceği belirtilmiştir. 6458 sayılı Kanun'un 121. maddesine dayanılarak çıkartılan Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik 17... tarihli ve 29656 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Somut olayımızda ise; sanığın Suriye vatandaşı olduğu, Suriye'ye yönelik adlî yardımlaşma taleplerine Dışişleri Bakanlığınca yapılacak bildirime kadar ara verilmesi karşısında, sanıkların resmî kimlik bilgilerinin diplomatik yazışmalarla belirlenemeyeceğinin sabit olduğu; İl Göç İdaresi ile yapılan yazışmada sanığın geçici koruma statüsünün bulunmadığı ve bu nedenle sanığın fotoğraflı kişisel bilgi formu veya geçici koruma kimlik belgesinin bulunmadığının anlaşılması karşısında sanığın fotoğrafının karara yapıştırılması, parmak izlerinin ise usûlüne uygun şekilde alınarak karara eklenmesi gerektiğinin gözetilmeden soruşturma makamınca sanığın beyanı üzerine tespit edilen kimlik bilgileri ile yetinilerek hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının,CMK'nın 304/2-a maddesi gereğince bozma nedeni de dikkate alınarak Konya 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla