İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2024/13744 Karar: 2024/17669 Tarih: 2024

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/13744 K.2024/17669

2. Ceza Dairesi 2024/13744 E. , 2024/17669 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/769 E., 2016/595 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık ... müdafii ile sanıklar ... ve TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama,

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2024/13744 E. , 2024/17669 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/769 E., 2016/595 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık ... müdafii ile sanıklar ... ve TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama,

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2024/13744 E. , 2024/17669 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/769 E., 2016/595 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık ... müdafii ile sanıklar ... ve TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, ret I) Sanık ... hakkında hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Sanığın yokluğunda verilen kararın yasa yolu bildiriminde, temyiz süresinin tebliğden itibaren başlayacağının belirtilmesi yerine tefhim ve tebliğden itibaren 7 gün içinde kararın temyiz edilebileceğinin yazılması suretiyle sanığın yanıltıldığı anlaşılmış ise de; hüküm kısmında ayrıca "tefhim" kelimesine de yer verilmesinin, sanık açısından yasa yolu süresinin tebliğ ile işlemeye başlayacağı gerçeğini değiştirmeyeceği ve ayrıca sanığın yokluğunda verilen hükmün, son bilinen adresinde 31.05.2016 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiğine dair tebligat evrakında da hükme yönelik temyiz süresinin tebliğden itibaren başlayacağına dair ihtaratın yer aldığının anlaşılması karşısında; yokluğunda verilip 31.05.2016 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilen kararı 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesinde öngörülen yasal bir haftalık süreden sonra 13.12.2016 tarihinde temyiz eden sanığın eski hâle getirme ve temyiz isteminin aynı Kanun'un 317. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II) Sanıklar...i ve ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanıkların, şikâyetçiye ait iş yerinin kapı kilit kısmına zarar vermeleri şeklindeki eylemlerinin, 5237 sayılı Kanun'un 151/1. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçunu oluşturduğu; bu suç için öngörülen cezanın üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık dava zamanaşımının, zamanaşımını kesen son işlem olan 19.04.2016 tarihli mahkûmiyet kararından inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafii ile sanık ...'in temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, III) Sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 116/4 ve 119/1-c. maddelerinde düzenlenen suça uyduğu ve zamanaşımı süresinin dolmadığı belirlenerek yapılan incelemede; 5237 sayılı Kanun'un 142. maddesinde, 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, beyanları sanık ...'ın hukukî durumunu etkileme ihtimali bulunan sanık ...'e yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanık ...'e zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h. maddelerine aykırı davranılması suretiyle sanık ... bakımından hırsızlık suçu ve bu suç ile birlikte işlenen iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçları bakımından sanık ...'in savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafii ile sanık ...'in temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenlerle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla