İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2024/13780 Karar: 2025/3848 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/13780 K.2025/3848

2. Ceza Dairesi 2024/13780 E. , 2025/3848 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/429 E., 2017/44 K. SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : Davanın reddi YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına boz

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2024/13780 E. , 2025/3848 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/429 E., 2017/44 K. SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : Davanın reddi YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına boz

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2024/13780 E. , 2025/3848 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/429 E., 2017/44 K. SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : Davanın reddi YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.10.2024 tarihli ve KYB-2024/96593 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, müştekiye ait 34 US 0948 plakalı gri renkli 2005 model Opel Astra marka aracın park halinde iken çalındıktan sonra, arama çalışması sırasında 17/04/2006 tarihinde, üzerinde ... plaka takılı vaziyette başka bir yerde park halinde iken bulunarak, anahtarı ile aracı açan kişi hakkında tespit işlemi yapılıp, şasi numarası araştırması sonucunda aracın çalınan araç olduğunun anlaşılması şeklinde gerçekleşen eyleme ilişkin sanık hakkında nitelikli hırsızlık suçundan Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 02/05/2006 tarihli ve 2006/31057 soruşturma, 2006/5866 esas, 2006/4234 sayılı iddianamesi ile inceleme konusu kamu davasının açıldığı ve yapılan yargılama neticesinde sanığın mahkumiyetine dair Bakırköy 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/04/2010 tarihli ve 2006/323 esas, 2010/244 sayılı kararının, Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 15/02/2016 tarihli ve 2015/9568 esas, 2016/1676 karar sayılı ilamı ile aynı olay nedeniyle Bakırköy 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/02/2009 tarihli ve 2007/509 esas, 2009/76 sayılı kararıyla değişen suç vasfına göre suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan sanığın mahkumiyetine karar verildiği gözetilerek, sanığın iki kez cezalandırılmasının önüne geçilmesinin önlenmesi bakımından her iki doyanın birleştirilerek delillerin birlikte değerlendirilmesi gerektiği ve suça konu aracın değerine göre belirli oranda teşdit uygulanmak suretiyle karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmasını müteakip, yeniden yapılan yargılama neticesinde aynı olay nedeniyle sanığın mahkumiyetine ilişkin Bakırköy 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/02/2009 tarihli ve 2007/509 esas, 2009/76 sayılı kararının 15/11/2012 tarihinde kesinleştiği gerekçesiyle, sanık hakkındaki kamu davasının reddine karar verilmiş ise de, Somut olayda aynı olaya ilişkin sanık hakkında nitelikli hırsızlık suçundan Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 03/05/2007 tarihli ve 2006/14994 soruşturma, 2007/9175 esas, 2007/5999 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davası sonucunda, değişen suç vasfına göre suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan sanığın mahkumiyetine dair Bakırköy 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/02/2009 tarihli ve 2007/509 esas, 2009/76 sayılı kararının temyiz edilmeden 15/04/2009 tarihinde kesinleşmesini takiben, hükümlü müdafinin yargılamanın yenilenmesi talebinin, daha sonradan ortaya çıkan mükerrer dava nedeniyle kabulüne, Mahkemelerinin 11/02/2009 tarihli kararının iptaline ve Bakırköy 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/323 esasına kayden derdest bulunan davanın iddianame tarihinin daha eski olduğu gerekçesiyle, davanın reddine ilişkin Bakırköy 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/11/2012 tarihli ve 2007/509 esas, 2009/76 sayılı ek kararının verildiği ve anılan ek kararın 15/11/2012 tarihinde kesinleştiği gözetilmeden, Yargıtay bozma ilamında temas edildiği üzere her iki dosyanın birleştirilip, davaya konu eylemin nitelikli hırsızlık suçu mu, yoksa suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunu mu oluşturduğunun değerlendirilmek suretiyle, yargılamaya devamla sanık hakkında bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Şikâyetçiye ait olan ve 34 US 0948 plakalı olup 2005 model Opel Astra marka olduğu anlaşılan aracın, 22.03.2006 tarihinde, park hâlinde bulunduğu yerden çalınmasından sonra, soruşturma devam ederken bahse konu aracın kolluk görevlilerince 17.04.2006 tarihinde, üzerinde ... plaka takılı vaziyette başka bir yerde park hâlinde iken bulunarak, anahtarı ile aracı açan kişinin sanık olduğu tespit edilip, şasi numarası araştırması sonucunda aracın çalınan araç olduğunun anlaşılması şeklinde gerçekleşen olayda; anılan eyleme ilişkin olarak sanık hakkında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 02.05.2006 tarihli ve 2006/31057 Soruşturma, 2006/5866 Esas, 2006/4234 sayılı iddianamesi ile inceleme konusu dosyada hırsızlık suçundan kamu davasının açıldığı ve yapılan yargılama neticesinde sanığın hırsızlık suçundan mahkûmiyetine dair Bakırköy 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.04.2010 tarihli ve 2006/323 Esas, 2010/244 Karar sayılı kararının, Yargıtay 17. Ceza Dairesinin, 15.02.2016 tarihli ve 2015/9568 Esas, 2016/1676 Karar sayılı ilâmı ile aynı olay nedeniyle Bakırköy 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.02.2009 tarihli ve 2007/509 Esas, 2009/76 Karar sayılı kararıyla değişen suç vasfına göre suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan sanığın mahkûmiyetine karar verildiği gözetilerek, sanığın iki kez cezalandırılmasının önüne geçilmesinin önlenmesi bakımından her iki dosyanın birleştirilerek delillerin birlikte değerlendirilmesi gerektiği ve suça konu aracın değerine göre belirli oranda teşdit uygulanmak suretiyle karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmasını müteakip, bozma üzerine yapılan yargılama neticesinde aynı olay nedeniyle sanığın mahkûmiyetine ilişkin Bakırköy 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.02.2009 tarihli kararının, 15.11.2012 tarihinde kesinleştiğinden bahisle sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/7. maddesi gereğince reddine karar verilmiş ise de, Dosya kapsamına göre, aynı olaya ilişkin sanık hakkında hırsızlık suçundan Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.05.2007 tarihli ve 2006/14994 Soruşturma, 2007/9175 Esas, 2007/5999 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davası sonucunda, değişen suç vasfına göre suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan sanığın mahkûmiyetine dair Bakırköy 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.02.2009 tarihli ve 2007/509 Esas, 2009/76 Karar sayılı kararının temyiz edilmeden 15.04.2009 tarihinde kesinleşmesinden sonra, sanık müdafiinin yargılamanın yenilenmesi talebinin, daha sonradan ortaya çıkan mükerrer dava nedeniyle kabulüne, 11.02.2009 tarihli kararın iptaline ve Bakırköy 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/323 Esasına kayden derdest bulunan davanın iddianame tarihinin daha eski olduğu gerekçesiyle, davanın reddine ilişkin Bakırköy 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.11.2012 tarihli ve 2007/509 Esas, 2009/76 Karar sayılı ek kararının verildiği ve anılan ek kararın 15.11.2012 tarihinde kesinleştiği, böylelikle bozma üzerine Bakırköy 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/429 Esas sayılı dosyası üzerinden yapılmakta olan yargılamada mükerrer bir davanın bulunmadığı gözetilmeden, Yargıtay bozma ilâmında temas edildiği üzere her iki dosyanın birleştirilip, davaya konu eylemin hırsızlık suçunu mu, yoksa suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunu mu oluşturduğu değerlendirilmek suretiyle, yargılamaya devamla sanık hakkında bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 19.11.2013 tarihli ve 2012/7-1419 Esas, 2013/460 Karar sayılı içtihadında da belirtildiği üzere davanın reddi kararı davanın esasını çözmeyen kararlardan olduğundan anılan kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/3. maddesi gereği kanun yararına bozulmasına ve 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (a) bendi uyarınca gerekli işlemin Mahkemesince yapılmasına karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Bakırköy 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.01.2017 tarihli ve 2016/429 E., 2017/44 K. sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/3. maddesi gereği, KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla