Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2024/12736 E. , 2025/15011 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1400 E., 2021/633 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma I. Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli ve
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2024/12736 E. , 2025/15011 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1400 E., 2021/633 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma I. Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere dair yapılan incelemede 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II. Sanık hakkında hırsızlık suçundan hükmedilen karara yönelik yapılan incelemede İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin, cezalandırmaya yeterli, kesin delil bulunmadığına, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, sanığın suç kastı ile hareket etmediğine, suçun nitelikli halinden cezalandırmanın hatalı olduğuna, TCK'nın 145 maddesinden uygulama yapılması gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık müdafii duruşmalı inceleme talebinde bulunmuş ise de, hükmolunan ceza miktarı yönünden 5271 sayılı CMK'nun 299. maddesi gereğince duruşma talebinin reddine karar verilerek yapılan incelemede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesinde, 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesinde yer alan yasal zorunluluk nedeniyle, sanığın müdafii karar celsesinde bulunmaksızın müdafinin yokluğunda hüküm verilmek suretiyle CMK'nın 188/1. ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılarak sanığın savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğneme'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından mahkûm edilen sanığın istinaf başvurusu esastan reddedilmiş, müdafii nitelikli hâl uygulamasının hatalı olduğu ve TCK'nın 145. maddesinin uygulanması gerektiği iddialarıyla temyize gelmiştir. Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hükmün müdafiin yokluğunda açıklandığını tespit etmiştir.
Hukuki İlke: 6545 sayılı Kanun'la değişik TCK'nın 142/2-h ve 143. maddelerindeki suçun cezasının alt sınırı beş yıldan fazla olduğundan CMK'nın 150/3. maddesi gereği müdafi bulundurulması yasal zorunluluktur; karar celsesinde müdafi hazır bulunmadan hüküm verilmesi CMK'nın 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı olup savunma hakkının kısıtlanmasıdır. Daire bu yönde Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 E., 2021/473 K. sayılı kararına dayanmıştır.
Uygulama Sonucu: Konut dokunulmazlığı ve mala zarar verme yönünden temyiz istemleri kesinlik sınırı nedeniyle reddedilmiş; hırsızlık hükmü ise zorunlu müdafiin yokluğunda karar verilmesi nedeniyle diğer yönleri incelenmeksizin bozulmuştur.
Dava Strateji Notu: Alt sınırı beş yılı aşan nitelikli hırsızlık dosyalarında karar celsesinde müdafiin fiilen hazır olup olmadığı tutanaktan denetlenmelidir; zorunlu müdafilik kuralının ihlali, delil tartışmasına hiç girilmeden mutlak bozma sağlayan güçlü bir temyiz sebebidir.