KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2024/11221 E., 2025/3990 K.
- Karar tarihi
- 5 Mart 2025
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/198 E., 2022/737 K
- Suç
- Nitelikli olarak konut dokunulmazlığının ihlâli
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Detayı
324 kelime·2 dk okuma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu,
aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanığa verilen cezanın miktarı itibarıyla müdafiinin duruşma talebinin 1412 sayılı Kanun'un 318. maddesi gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede. Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak: 09.04.2012 tarihli Dairemizin bozma ilamı öncesi, 13.03.2008 tarihli kararda sanığın sonuç ceza olarak 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılıp, bu cezanın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 51. maddesi gereğince ertelenmesine karar verildiği,
hükmün sanıklar müdafii tarafından sanık lehine temyiz edildiği ve aleyhe temyiz bulunmadığı anlaşılmakla, bozma kararından sonra hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen ancak denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlemesi nedeniyle hakkındaki hüküm açıklanan sanık hakkında 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesine aykırı olarak erteleme hükümleri uygulanmayarak kazanılmış hak kuralının ihlâl edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan;