KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2024/13787 E., 2025/2665 K.
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2025
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/156 D.İş
- Suç
- Hırsızlık İNCELEME KONUSU
- Karar
- Hükmün açıklanmasına yer olmadığına dair karara yönelik itirazın kabulü ile kararın kaldırılması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılı
Karar Detayı
606 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
ğı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.10.2024 tarihli ve KYB-2024/97810 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Mersin
14. Asliye Ceza Mahkemesince suçtan zarar görme ihtimali olan müştekinin yokluğunda verilen kararın, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre 12/12/2018 günü tebliğ edilerek kesinleştirildiği anlaşılmış ise de; öncelikle müştekinin bilinen en son adresine tebligatın çıkarılarak, önceki adresinde bulunamayan müştekinin adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi olup olmadığının araştırılarak,
mernis adresine Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre tebliğ yapılması gerektiği, "mernis adresinin olmadığının tespiti halinde" ancak 35. maddeye göre daha önce usulüne uygun bir şekilde tebligat yapılan eski adrese tebliğ işlemi yapılabileceği gözetilerek, Mersin
14. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/09/2022 tarihli kararı ile müştekiye usulüne uygun tebliğ edilmediğinden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmediği ve denetim süresinin işlemeye başlamayacağından hükmün açıklanmasına yer olmadığına dair karar usul ve yasaya uygun olduğu, yine sanığın dilekçesi içeriğinde itiraz ettiği karar bilgisi olarak 2022/606 esas sayılı karar bilgisini de yazdığı anlaşılmış ise de, dilekçe içeriğinden esasen Mersin
14. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/10/2018 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz ettiği gözetilmeden, yerinde olmayan gerekçeyle itirazın kabulüne karar verilmesindeisabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak,
Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından, tebligata, Tebligat Kanunu'nun 23/1-8 ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerekir.
Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebliğin usulüne uygun olarak yapılabilmesi için daha önce aynı adrese kanunun gösterdiği usullere göre bir tebligat yapılmış olması ve sanığın adres kayıt sisteminde adresinin de bulunmaması gerekmektedir. Aksi hâlde, 35. maddeye göre tebligat yapılması mümkün değildir.
İncelenen dosyada; sanığın son bildirdiği adrese, Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca tebligat yapıldığının, ancak UYAP’tan yapılan incelemede sanığın MERNİS adresi olduğunun anlaşılması karşısında.
7201 sayılı Kanun’un 35. maddesine göre yapılan bu tebligatın geçersiz olduğu, dolayısıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmediği, kesinleşmeyen karar için denetim süresinin başlamayacağı ve bu itibarla hükmün açıklanması koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla, Mersin
14. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.09.2022 tarihli ve 2022/606 Esas, 2022/500 Karar sayılı kararında bir isabetsizlik bulunmadığı ve ayrıca sanığın 11.10.2022 tarihli dilekçesinin içeriğine göre, 30.10.2018 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara itiraz ettiği ve bu itirazın gereğinin yerine getirilmediği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Mersin