Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2024/13794 E. , 2025/120 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/129 E., 2018/72 K. SUÇ : Mala zarar verme İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.09.2024 tarihli ve KYB-2024/
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2024/13794 E. , 2025/120 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/129 E., 2018/72 K. SUÇ : Mala zarar verme İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.09.2024 tarihli ve KYB-2024/96266 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "1-Dosya kapsamına göre, Sanığın eylemine uyan anılan suçun kanunda öngörülen cezasının türü ve üst sınırına göre suç tarihi itibariyle sanık lehine olan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 102/4 ve 104/2. maddeleri gereğince 5 yıl olağan, 7 yıl 6 ay olağanüstü zamanaşımı süresine tâbi olduğu, suçun 05/01/2004 tarihinde işlendiği, sanık hakkında verilen 24/02/2011 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 17/06/2011 tarihinde kesinleşmesi ile 5 yıllık denetim süresinin başladığı ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/8. maddesinin son cümlesi gereğince dava zamanaşımının durduğu, ancak sanığın denetim süresi içinde 17/12/2015 tarihinde yeni bir kasıtlı suç işlediği ve bu suça ilişkin mahkûmiyet hükmünün de kesinleşmiş olması karşısında, suç tarihi olan 05/01/2004 gününden hükmün açıklanmasına ilişkin kararın verildiği 01/02/2018 tarihine kadar geçen 14 yıl 27 günden, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 17/06/2011 tarihi ile denetim süresi içerisinde işlenen suçun suç tarihi olan 17/12/2015 tarihleri arasında geçen 4 yıl 6 aylık durma süresi çıkarıldığında 9 yıl 6 ay 27 gün geçmiş olduğu cihetle, olağanüstü dava zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulmasında, 2-Kabule göre de; 5237 sayılı Kanun'un 142. maddesine 19/12/2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanunun 6. maddesiyle eklenen 4. fıkrasında yer alan “Hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla konut dokunulmazlığının ihlali veya mala zarar verme suçunun işlenmesi halinde, bu suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılabilmesi için şikayet aranmaz.” şeklindeki düzenlemeye nazaran, her ne kadar Mahkemece sanığın müştekiye ait araç camını kırarak aracın teybini hırsızladıklarından bahisle mala zarar verme suçundan mahkumiyetine hükmedilmiş ise de, sanığın mala zarar verme suçunu 5237 sayılı Kanun'un 142. maddesinde 5560 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önce 05/01/2004 tarihinde işlediği, bu tarih itibariyle mala zarar verme suçunun şikayete tabi olduğunun ve müştekinin 30/01/2004 tarihli oturumda sanık hakkında şikayetçi olmadığını bildirdiğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 73/6. maddesi uyarınca sanıktan şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği sorularak, sonucuna göre hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. (1) no'lu kanun yararına bozma talebinin incelenmesinde; GEREKÇE - KARAR 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesinin 8. fıkrasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve maddenin 11. fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde mahkemece hükmün açıklanacağı düzenlenmiş olup, duran zamanaşımının, denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen mahkûmiyet kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı, dosya kapsamına göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 17.06.2011 tarihi itibarıyla duran zamanaşımının 08.12.2016 tarihinde kesinleşen sonraki mahkûmiyete konu suçun işlendiği 17.12.2015 günü yeniden işlemeye başladığı belirlenerek yapılan incelemede; Sanığın haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen inceleme dışı ..., ... ve ... ile birlikte suç tarihi olan 05.01.2004 günü gece saat 01.00 sıralarında şikâyetçiye ait park hâlinde bulunan ... plakalı aracın kelebek camını kırıp araçtan teyp ve kredi kartları çaldıkları olayda, sanığın eylemine uyan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 493/1-son maddesi ile suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun sanığın eylemine uyan 142/1-b, 143 ve 151/1 maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, 5237 sayılı TCK'nın 7/2, 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddeleri nazara alındığında, mala zarar verme suçu bakımından lehe kanunun bütünüyle uygulanmasının doğal sonucu olarak, 5237 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasının gerektiği ve 5237 sayılı Kanun'un 151/1. maddesinin gerektirdiği cezanın miktarı itibariyle gerek aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin (hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı nedeniyle duran süre de eklendikten sonra) inceleme dışı sanık ....'ın sorgusunun yapıldığı 27.09.2010 tarihinden itibaren 01.02.2018 tarihli hüküm tarihine kadar, gerekse aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin (hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı nedeniyle duran süre de eklendikten sonra) 05.01.2004 olan suç tarihinden 01.02.2018 tarihli hüküm tarihine kadar, geçmediği anlaşılmakla, zamanaşımının gerçekleştiğinden bahisle yapılan (1) no'lu kanun yar,arına bozma talebinin REDDİNE, III. (2) no'lu kanun yararına bozma talebinin incelenmesinde; A. GEREKÇE 5237 sayılı Kanun'un 142. maddesine 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanunun 6. maddesiyle eklenen 4. fıkrasında yer alan “Hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla konut dokunulmazlığının ihlali veya mala zarar verme suçunun işlenmesi halinde, bu suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılabilmesi için şikayet aranmaz.” şeklindeki düzenlemenin bulunduğu; somut olayda, sanığın mala zarar verme suçunu 5237 sayılı Kanun'un 142. maddesinde 5560 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önce 05.01.2004 tarihinde işlediği, bu tarih itibariyle mala zarar verme suçunun şikâyete tabi olduğu ve şikâyetçinin 30.01.2004 tarihli duruşmada alınan beyanında, sanık hakkında şikâyetçi olmadığını belirttiğinin anlaşılması karşısında, şikâyetten vazgeçmeye karşı duruşu bulunmayan sanık hakkında mala zarar verme suçundan dolayı açılan davanın kovuşturmada şikâyet koşulunun gerçekleşmemesi nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. B. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Batman 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.02.2018 tarihli ve 2017/129 Esas, 2018/72 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkrasının (d) bendinin verdiği yetkiyle; sanık hakkında mala zarar verme suçundan açılan kamu davasının, 5237 sayılı Kanun’un 73/4 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddesi uyarınca şikâyet yokluğu nedeniyle DÜŞMESİNE, mala zarar verme suçundan hükmolunan cezaların kaldırılmasına, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.