Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2024/13797 E. , 2024/17141 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/1733 E., 2022/278 K. HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Muhafaza görevini kötüye kullanma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2024/13797 E. , 2024/17141 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/1733 E., 2022/278 K. HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Muhafaza görevini kötüye kullanma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.10.2024 tarihli ve KYB-2024/96279 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, 1-Sanığa ait adli sicil kaydına göre, suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan sanık hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesinde yer alan, “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” şeklindeki hüküm uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, 2-İcra Müdürlüğü tarafından hacze konu malın satış günü hazır edilmesi için hükümlüye meşruhatlı davetiye ile tebliğ edilmesine rağmen, hükümlünün hazce konu malı satış yerinde hazır etmediği iddiası ile kamu davası açılmış ve mahkûmiyet kararı verilmiş ise de; söz konusu mahcuzu satma, yok etme, kaybetme gibi teslim amacı dışında tasarrufta bulunup bulunmadığı araştırılmayan hükümlünün kendisine teslim edilen hacizli malı satış mahalline götürme yükümlülüğünün bulunmadığı; muhafaza görevini kötüye kullanma suçunun failinin, kendisine yediemin olarak teslim edilen hacizli malları aynen saklayarak koruma ve yetkili mercii tarafından istenildiğinde kendisine teslim edilen yerde aynen iade etmekle yükümlü olduğu, bu nedenle hükümlünün dava konusu haczedilen mallar üzerinde teslim amacı dışında tasarrufta bulunup bulunmadığı araştırılıp, tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1.İcra Müdürlüğü tarafından hacze konu malın satış günü hazır edilmesi için hükümlüye meşruhatlı davetiye ile tebliğ edilmesine rağmen, hükümlünün hazce konu malı satış yerinde hazır etmediği iddiası ile kamu davası açılmış ve mahkûmiyet kararı verilmiş ise de; söz konusu mahcuzu satma, yok etme, kaybetme gibi teslim amacı dışında tasarrufta bulunup bulunmadığı araştırılmayan hükümlünün kendisine teslim edilen hacizli malı satış mahalline götürme yükümlülüğünün bulunmadığı; muhafaza görevini kötüye kullanma suçunun failinin, kendisine yediemin olarak teslim edilen hacizli malları aynen saklayarak koruma ve yetkili mercii tarafından istenildiğinde kendisine teslim edilen yerde aynen iade etmekle yükümlü olduğu, bu nedenle hükümlünün dava konusu haczedilen mallar üzerinde teslim amacı dışında tasarrufta bulunup bulunmadığı araştırılıp, tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi, 2. Hükümlüye ait adlî sicil kaydına göre, suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan hükümlü hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesinde yer alan, “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” şeklindeki hüküm uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Aydın 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.02.2022 tarihli ve 2021/1733 Esas, 2022/278 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.