Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2024/13801 E. , 2025/10275 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/113 E., 2016/160 K. SUÇLAR : Kamu malına zarar verme, mala zarar verme, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama, kasten yaralama HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat, hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖ
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2024/13801 E. , 2025/10275 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/113 E., 2016/160 K. SUÇLAR : Kamu malına zarar verme, mala zarar verme, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama, kasten yaralama HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat, hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama, düzeltilerek onama, bozma I) Katılan sanık ...'in, katılan sanık ...'ye yönelik mala zarar verme suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik o yer Cumhuriyet savcısı ile katılan sanık ...'in temyiz istemlerinin incelenmesinde; 14.04.2011 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3.000,00 TL dâhil adlî para cezasına mahkûmiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak REDDİNE, II)Katılan sanık ...'nin, katılan sanık ...'i kasten yaralama suçundan kurulan hükmün açıklamasının geri bırakılması kararına yönelik olarak katılan ... müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde; Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların, CMK'nın 231/12. maddesi uyarınca itiraza tabi olduğu, bu kararların temyizi mümkün olmadığından, CMK'nın 264. maddesine göre de, kanun yolunun ve mercinin belirlenmesinde yanılma başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından, katılan ... müdafiinin dilekçesinin itiraz niteliğinde olduğu kabul edilerek, dosyanın incelenmeksizin mahalline Tebliğname'ye aykırı olarak İADESİNE, III) Katılan sanık ...'in katılan sanık ...'ye yönelik neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama eyleminden kurulan beraat hükmüne yönelik o yer Cumhuriyet savcısı ile katılan sanık ... müdafiinin temyiz istemlerinin incelenmesinde; Kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükmün ONANMASINA, IV) Katılan sanık ...'nin, katılan ...'ya yönelik neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik o yer Cumhuriyet savcısı, katılan ... vekili, sanık ... müdafiinin temyiz istemlerinin incelenmesinde, Kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak; A) Sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı TCK'nın 86/1-a maddesi uyarınca belirlenen 1 yıl 6 ay hapis cezasından aynı Kanun'un 86/3-e maddesi gereği 1/2 oranında artırım yapılırken 1 yıl 15 ay hapis cezası yerine hesap hatası sonucu 2 yıl 3 ay hapis cezasına, bu cezadan aynı Kanun'un 87/3. maddesi uyarınca 1/12 oranında artırım yapılırken 1 yıl 17 ay 7 gün hapis cezası yerine 2 yıl 23 gün hapis cezasına, bu cezadan da aynı Kanun'un 62 maddesi gereği 1/6 oranında indirim uygulanırken 1 yıl 12 ay 10 gün yerine 2 yıl 19 gün hapis cezasına hükmedilerek sanık hakkında fazla ceza tayini, B) Her bir sanığın sarfına neden olduğu yargılama giderinin ayrı ayrı, birlikte sarfına neden oldukları yargılama giderinin ise eşit olarak sanıklara yükletilmesi gerekirken yargılama giderinin sanıklardan eşit olarak tahsili ile hazineye irat kaydına” şeklinde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısı, katılan ... vekili, sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, "TCK'nın 86/1-a maddesi uyarınca sanığın 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına aynı Kanun'un 86/3-e maddesi gereği 1/2 oranında artırım yapılırken 1 yıl 15 ay hapis cezasına, bu cezadan aynı Kanun'un 87/3 maddesi uyarınca 1/12 oranında artırım yapılırken 1 yıl 17 ay 7 gün hapis cezasına, bu cezadan da aynı Kanun'un 62 maddesi gereği 1/6 oranında indirim uygulanırken 1 yıl 12 ay 10 gün hapis cezasına hükmedilmek ve yargılama gideri açısından, her bir sanığın sebebiyet verdiği yargılama giderlerinin ayrı ayrı, ortak yargılama giderlerinin ise payları oranında kendilerinden alınarak tahsiline karar verilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, V) Katılan sanık ... hakkında kamu malına zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik o yer Cumhuriyet savcısı ile sanık ...'in temyiz istemlerinin incelenmesinde; Kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Katılan sanık ...'in Espiye Devlet Hastanesinin muayene odasının kapı camını, eli ile vurmak suretiyle kırması şeklindeki eylemine uyan, 5237 sayılı TCK’nın 152/1-a maddesinde tanımlanan suç için öngörülen cezanın üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi uyarınca hesaplanan 8 yıllık zamanaşımının, 26.02.2016 olan mahkûmiyet tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.