Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2024/13931 E. , 2025/5338 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1961 E., 2024/1447 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelem
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2024/13931 E. , 2025/5338 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1961 E., 2024/1447 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin, delillerin takdirinde hata edildiğine, kanun maddelerinin doğru uygulanmadığına, suçun sabit olmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına, zarar miktarının araştırılmadığına, gerekli indirimin yapılmadığına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmediğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Bandırma 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2022 tarihli ve 2021/554 Esas, 2022/281 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 13.11.2023 tarihli ve 2022/4105 Esas, 2023/2726 Karar sayılı kararı ile; karar tarihinde başka suçtan aynı yargı çevresindeki cezaevinde tutuklu olan ve duruşmalardan bağışık tutulma talebi olmayan suça sürüklenen çocuğun yokluğunda karar verilmesi nedeniyle hükümlerin bozulmasına karar verildiği, ancak savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olan bu bozma kararının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e. maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 13.11.2023 tarihli ve 2022/4105 Esas, 2023/2726 Karar sayılı bozma kararı ile bozma kararı üzerine verilen Bandırma 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.03.2024 tarihli ve 2023/637 Esas, 2024/181 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükümlerin bozulmasına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.