Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2024/14038 E. , 2025/7261 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2429 E., 2024/2355 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adli
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2024/14038 E. , 2025/7261 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2429 E., 2024/2355 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin, tanık olarak dinlenilen ...’ün olayı hatırlamadığını beyan etmesi karşısında şüpheden sanık yararlanır ilkesinin gözetilmemesi yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e-f maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, İstanbul Anadolu 1. Çocuk Mahkemesinin, 31.05.2022 tarihli ve 2019/464 Esas, 2022/348 Karar sayılı dosyasında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 12.07.2023 tarihli ve 2022/3376 Esas, 2023/2330 Karar sayılı kararı ile; Suça sürüklenen çocukların fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek asli faili olacak şekilde katıldığı eylemde, yaş küçüklüğü nedeniyle hakkında soruşturma yapılmayan ve 12 yaşından küçük olan ...'ü suçun işlenmesinde araç olarak kullandığı nazara alınarak cezalarının 5271 sayılı Kanun'un 226/1.maddesi gereği ek savunma hakkı tanındıktan sonra 5237 sayılı Kanun'un 37/2-son cümlesi gereği artırılması gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle bozulmasına karar verildiği, bu bozma kararının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e-f maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 12.07.2023 tarihli ve 2022/3376 Esas, 2023/2330 Karar sayılı kararı(suça sürüklenen çocuk ... yönünden) ile bozma kararı üzerine verilen İstanbul Anadolu 1. Çocuk Mahkemesinin, 25.01.2024 tarihli ve 2023/525 Esas, 2024/34 Karar sayılı kararının(suça sürüklenen çocuk ... yönünden) hukukî değerden yoksun olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca bu sebepten dolayı Tebliğname'ye değişik gerekçeyle uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.