Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2024/14301 E. , 2025/5519 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/338 E., 2020/2514 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2024/14301 E. , 2025/5519 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/338 E., 2020/2514 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ...'in temyiz isteminin; daha önce aynı iş yerinden yapılan hırsızlık suçlarının tamamının kendileri tarafından işlendiğine ilişkin yargılama yapıldığı, suça konu malzemeleri iade etmesine rağmen ve zararı karşılama isteminin kabul edilmemesine rağmen hakkında lehe hükümler uygulanmadığına ve kararın bozulmasına, sanık ...'in temyiz isteminin; telafi edilemeyecek zarar oluşmaması için katılan tarafla uzlaşmak istediğine, sanık ... müdafiinin; sanığın samimi ikrarına rağmen hakkında lehe hükümler uygulanmadığına, gerekçe göstermeden alt sınırdan uzaklaşılmasının hukuka aykırı olduğuna ve kararın bozulmasına, sanık ...'ın temyiz isteminin ise; katılanın belirttiği zararın doğru olmadığına, daha önceki hırsızlık suçlarına ilişkin zararın da kendilerine yansıtılmaya çalışıldığına, bu nedenle katılanın zararını karşılayamadığına ve kararın bozulması gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanıklara yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanıklara zorunlu müdafii atanması, müdafii huzurunda savunmasının alınmasının gerektiği gözetilmeden yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma haklarının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanıkların ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca Osmaniye 6. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.