İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2024/15801 Karar: 2025/9636 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/15801 K.2025/9636

2. Ceza Dairesi 2024/15801 E. , 2025/9636 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/959 E., 2024/2491 K. SUÇ : Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan kur

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2024/15801 E. , 2025/9636 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/959 E., 2024/2491 K. SUÇ : Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan kur

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2024/15801 E. , 2025/9636 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/959 E., 2024/2491 K. SUÇ : Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun’un 286/1 maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1 maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1 maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1 maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1 maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e-f maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Küçükçekmece 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.12.2021 tarih, 2015/332 Esas, 2021/525 Karar sayılı dosyasında verilen beraat hükümlerine yönelik istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde,İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 04.07.2022 tarihli ve 2022/797 Esas, 2022/1821 sayılı kararı ile, ''1-)Sanığa isnat edilen 28.06.2014 tarihli 6545 sayılı Yasa ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen nitelikli hırsızlık suçunun gerektirdiği cezanın alt sınırı dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK’nın 150/3 ve 196/2. maddeleri uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmeden, sanığın müdafii olmaksızın sorgusunun yapılarak yargılamaya devam edilerek aynı Kanun'un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması, 2-)Sanık ... hakkında TCK.nın 142/2-h, 143/1 uygulama maddeleri ile nitelikli hırsızlık suçundan yargılama yapılıp, CMK.nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatına karar verilmiş olmasına karşın, Sanık ...'ya müdafii ataması yapılmadan ve yukarıda belirtilen daire içtihadı gözetilmeden savunmasının alınmış olmasına göre; Mezkur kovuşturma işlemi ile savunmasının CMK.nın 150/1. maddesi uyarınca zorunlu müdafii tayin olunarak müdafii huzuru ile alınmasındaki hukuki lüzum gözetilmeden savunmasının alınması ile sanığın savunma hakkının ihlal edilmesinden öte, CMK.nın 150/1. maddesi gereğince sanığın savunmasının zorunlu müdafii katılımı olmaksızın alınmış olması nedeniyle alınan savunmasının yöntemince elde edilmiş hukuka uygun delil olmaması nedeniyle CMK.nın 289/1-i maddesindeki kesin hukuka aykırılık sebebini oluşturduğu, kesin hukuka aykırılık sebeplerinin ise bozma müeyyidesine tabi olduğu, 3-)Sanığın savunma tanığı olarak göstermiş olduğu tanıklar ... ve ...'nın sabıka kayıtları getirtilerek hırsızlık suçlarından sabıkalarının olup olmadığının ve sabıka kayıtları var ise, bu hırsızlık suçlarından sanık ... ile birlikte iştirak halinde işlemiş olduğu suçlar olup olmadığının araştırılarak,Buna göre;Tanıkların beyanlarına itibar olunup olunmayacağının değerlendirilmesi ve itibar olunur ise, en azından sanığın nitelikli hırsızlık eyleminin suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçu olarak tereddütsüz olarak sabit olduğunun gözetilmeden eksik tahkikat ile karar yerindeki gibi hükümler kurulmuş olması, 4-)Hükmün;"Sanığın; Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarih ve 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı gözetilerek TCK.nın 53/1. maddesinde tahdidi olarak sayılan hak ve yetkilerden TCK.nın 53/1-a,b,d,e maddesinde sayılan hak ve yetkiler ile "c" fıkrasında sayılan hak ve yetkilerden kendi altsoyu dışında kalan kişiler ile ilgili hak ve yetkinin kullanılmasından TCK.nın 53/2. maddesi gereğince cezanın infazının tamamlanması anına kadar, TCK.nın 53/1-c fıkrasındaki hak ve yetkilerden kendi altsoyu olan kişiler ile ilgili hak ve yetkinin kullanılmasından TCK.nın 53/3-1. cümlesi gereğince bu hak veya yetkilerin denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infaz edildiği ana kadar veya koşullu salıverilmesine karar verildiği ana kadar YOKSUN BIRAKILMASINA,"şeklinde kurulmak yerine; karar yerindeki gibi kurulmuş olması, hususları hukuka aykırı hususlar olarak tesbit edilmiş olup hüküm bu yönlerden bozmayı gerektirir mahiyette görülmüş,İlk derece mahkemesince Sanık ... hakkında NİTELİKLİ HIRSIZLIK, KONUT DOKUNULMAZLIĞINI İHLAL ETMEK ve MALA ZARAR VERMEK suçlarından kurulan HÜKÜMLERİN; CMK.nın 289/1-e-i maddesi delaletiyle CMK.nın 280/1-e maddesi gereğince" bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e-f maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 04.07.2022 tarihli ve 2022/797 Esas, 2022/1821 Karar sayılı bozma kararı ile bozma kararı üzerine verilen Küçükçekmece 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.11.2023 tarih, 2022/469 Esas, 2023/748 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g. maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükümlerin bozulmasına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, aynı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla