KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2024/15821 E., 2025/5979 K.
- Karar tarihi
- 8 Nisan 2025
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/480 E., 2023/3 K
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Detayı
423 kelime·2 dk okuma
Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu,
aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak.
Yargıtay (Kapatılan) 13. Ceza Dairesinin 29.03.2017 ve 14.11.2018 tarihli bozma ilamları öncesi yapılan yargılamada suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan 3 ay 18 gün hapis cezanın mahkemece 5237 sayılı Kanun 52/2. maddesi uyarınca takdiren günlüğü 20,00 TL tutardan seçenek yaptırıma çevrilerek neticeten 2.160,00 TL adlî para cezası ile cezalandırıldığı, aynı Kanun'un 52/2. maddesi uyarınca 12 eşit taksitte ödenmesine karar verildiği ve anılan hükümlerin yalnızca suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyiz edildiği,
bu hükümler aleyhine bir temyiz istemi bulunmadığı gözetilerek suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan cezanın 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak dikkate alınmadan ve ayrıca daha önce hapis cezasına mahkûm edilmeyen ve fiili işlediği tarihte on sekiz yaşını doldurmamış bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 50/3. maddesi gereğince aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin yasal bir zorunluluk olduğu da gözetilmeden yazılı şekilde 3 ay 18 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan; bozma öncesi kurulan hükümde mahkemenin takdiri de nazara alınarak, hüküm fıkrasına " ...tayin olunan 3 yıl 18 ay hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 50/3. maddesindeki yasal zorunluluk nedeniyle aynı Kanun'un 50/1-a maddesi uyarınca adlî para cezasına çevrilmesine,