KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2024/16178 E., 2025/6116 K.
- Karar tarihi
- 10 Nisan 2025
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/512 E., 2024/821 K
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Detayı
326 kelime·2 dk okuma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu,
aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Mağdur kurumun kamu kurumu olmaması nedeniyle TCK'nın 142/1-b yerine 142/1-a uygulanması eleştiri konusu yapılmıştır. Dosya içeriğine göre sanık müdafiinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak.
Yargıtay (Kapatılan) 13. Ceza Dairesinin 04.09.2012 tarihli bozma ilamı öncesi yapılan yargılamada sanığın neticeten 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırıp bu cezanın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 51. maddesi gereğince ertelenmesine karar verildiği ve anılan hükmün yalnızca sanık müdafii tarafından temyiz edildiği, bu hüküm aleyhine bir temyiz istemi bulunmadığı anlaşılmakla, sanık hakkında bozma sonrası hükmedilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca ertelenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı Tebliğname’ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında "...