Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2024/1648 E. , 2026/4474 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2560 E., 2023/2003 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2024/1648 E. , 2026/4474 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2560 E., 2023/2003 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanığın temyiz isteminin "tanıdığı erkek hemşireyi görmek için odaya girdiğine, olay sırasında alkollü olduğuna, odaya girdiği gibi çıktığına, o dönem sim kartını kaybettiğine, telefonu almadığına, sabıkasına bakılarak tarafına ceza verildiğine"; sanık müdafiinin temyiz isteminin ise "sanığın herhangi bir sağlık çalışanına ulaşmak maksadıyla alkol ve o anki hal ve koşulların verdiği endişe ile temyiz kudreti tam olarak mevcut olmadığı halde hastanedeki odaların her birine girdiğine, şikâyetçinin bulunduğu odaya girdiği sırada suçun maddi konusu olan telefonu kullanarak telaşla doktor veya hemşireye bu şekilde ulaşabileceğini düşünerek kendi hattını telefona taktığına, sanığın suçun manevi unsuru olan başkasının malını yararlanmak amacıyla zilyetliğine geçirme amacını gütmediğine, sanık hakkında zorunluluk hali ve hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine, suçun nitelikli halinin oluşmadığına, sanığın suç işleme kastının bulunmadığına" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede, Sanığın adlî sicil kaydında bulunan ikinci kez tekerrüre esas ilâmlardan, en ağırı olan Solhan Asliye Ceza Mahkemesinin 21.12.2020 kesinleşme tarihli, 2018/62 Esas, 2018/128 Karar sayılı, 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h maddesi uyarınca 5 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ilâmının tekerrüre esas alınması gerekirken, İstanbul 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.10.2022 kesinleşme tarihli, 2020/414 Esas, 2021/525 Karar sayılı, 5237 sayılı Kanun'un 191/1. maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ilâmının tekerrüre esas alınması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararı hukuka uygun bulunduğundan, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz istemlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan karara yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Bingöl 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.