Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2024/16650 E. , 2025/8981 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYILARI : 2015/85 Esas, 2015/541 Karar - 2021/364 E., 2021/972 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanık ... 08.01.2016 tarihli dilekçesi ile Elazığ 4. A
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2024/16650 E. , 2025/8981 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYILARI : 2015/85 Esas, 2015/541 Karar - 2021/364 E., 2021/972 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanık ... 08.01.2016 tarihli dilekçesi ile Elazığ 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.11.2015 tarih ve 2015/85 Esas, 2015/541 Karar sayılı ilamı ile hakkında hapis cezası verildiği, sanığın eski hale getirme istemli temyiz talebinde bulunması üzerine mahkemece 11.01.2016 tarihli kararı ile temyiz isteminin reddine karar verildiği, bu ek kararı da sanığın süresinde temyiz ettiği anlaşılmakla; sanığın sunduğu eski hale getirme ve temyiz talepli dilekçesinin 5271 sayılı Kanun'un 42. maddesi uyarınca eski hale getirme isteğini inceleme yetkisi, bu taleple birlikte temyiz itirazı da yapılmış olduğundan Yargıtay ilgili ceza dairesine ait olup bu konuda mahkemece verilen 11.01.2016 tarihli ek kararın hukuki geçerlilikten yoksun olduğu belirlenerek ve doğrudan MERNİS adresinde yakına tebliğ işleminin geçersiz olmasından dolayı temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1 maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 1. Dosya kapsamı ve oluşa göre; sanıkların tüm aşamalarda atılı suçu işlemediklerini savunmaları karşısında, yaşının küçüklüğü nedeniyle yargılaması ayrı yürütülen suça sürüklenen çocuk ... 'nın duruşmada hazır edilerek tanık sıfatıyla dinlenilmesi ve yargılandığı davaya konu evraklar da getirtilerek sonucuna göre deliller bir bütün halinde değerlendirilip sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme ve kovuşturma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, 2. Kabule göre de; a-Sanıkların atılı suçun işlenmesine, temyiz dışı suça sürüklenen çocuk ... ile birlikte hareket etmek suretiyle iştirak ettikleri, sanıkların fikir ve eylem birliği içinde, asli fail olarak hırsızlık suçunu işlediği anlaşıldığından, 5237 sayılı Kanun'un 37. maddesi kapsamında cezalandırılmaları gerekirken yazılı şekilde aynı Kanun'un 39. maddesi uyarınca yardım eden olarak cezalandırılmaları suretiyle eksik ceza tayini, b-Katılanın, 28.12.2014 günü saat 16.00 sıralarında ikametinden ayrıldığı, sanıkların da aynı gün başka yerde saat 18.00 sıralarında yakalandıkları ve UYAP'tan alınan güneşin doğuş ve batış çizelgesine göre suç tarihinde gece vaktinin saat 17.14'te başladığının anlaşılması karşısında, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği hırsızlık suçunun sanık lehine gündüz sayılan zaman dilimi içerisinde işlendiğinin kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden ve suçun gece vakti işlendiğine dair delillerin nelerden ibaret olduğu karar yerinde denetime olanak verecek şekilde açıklanıp tartışılmadan sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 143. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi, c-Kolluk tarafından düzenlenen 29.12.2014 tarihli Takdiri Kıymet Tutanakları'na göre, suça konu eşyaların toplam değerinin 35,00 TL olduğunun anlaşılması karşısında; sanıklar hakkında hırsızlık konusunu oluşturan malların değerinin az olması nedeniyle sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 145. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, d-Balıkesir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.11.2014 tarihli ve 2014/371 Esas, 2014/151 Karar sayılı ilamından dolayı sanık ...'nın mükerrir olduğu belirtilmiş ise de, anılan ilamda birden fazla mahkumiyet hükmü bulunduğundan, 5275 Sayılı Kanun'un 108/2.maddesi uyarınca daha ağır cezayı içeren hırsızlık suçundan verilen 2 yıl hapis cezası içeren mahkûmiyet hükmünden dolayı sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, e- 5237 sayılı TCK'nın 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen TCK'nın 142/2-h, 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve 5271 sayılı Kanun'un 150/3. uyarınca sanığa zorunlu müdafiinin atanması gerektiği, sanık ...'ın ise kendi avukatı ile savunmada bulunduğu ancak müdafiinin karar duruşmasında da hazır bulunması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı Tebliğname'ye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümlerde 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesinin gözetilmesine, dava dosyasının, Mahkemesine iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.