Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2024/16687 E. , 2025/4758 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/953 E., 2024/2566 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2024/16687 E. , 2025/4758 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/953 E., 2024/2566 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 280/1-e-f maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, İstanbul Anadolu 5. Çocuk Mahkemesinin, 21.06.2022 tarihli 2021/350 Esas, 2022/357 Karar sayılı dosyasında verilen hükme yönelik istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 06.03.2023 tarihli ve 2022/3240 Esas, 2023/825 Karar sayılı kararı ile, "1. Şikayetçinin soruşturma evresini başlatan şikayetinin, soruşturma evresinde kolluk tarafından tanzim olunan 05/06/2021 tarihli olay, cd izleme, araştırma ve yakalama tutanağının, soruşturma evresinde uzlaştırma işlemlerinin sağlanamamış olduğuna dair raporunun her birinin son hükmün kurulmasında esasa müessir belge oldukları ve soruşturma evresinde toplanan bu delillerin ancak kovuşturma evresine getirilerek kovuşturmada okunmak ve kamu davası taraflarına tartıştırılmak suretiyle hüküm kurulmasına esas alınabilecekleri, ilk derece mahkemesince ise bu belgelerin duruşmada okunmadığı ve taraflara tartıştırılmadığı, Her ne kadar ilk derece mahkemesince sanığın savunması alındığı duruşmada "Uzlaştırma raporu okundu" şeklinde mahiyette belge ve tutanak okuma işlemi yapıldığı zapta geçmiş ise de; bu tutanakların isimleri ve tarihleri açıkça belirtilmek suretiyle okunmadan "Uzlaştırma raporu okundu" biçimindeki duruşma zaptına geçmiş ifadelerin ilk derece mahkemesince yukarıda okunmadığı tesbit olunan ve fakat hükme esas alınan mezkur tutanakların okunduğu ya da anlatıldığı anlamına gelemeyeceği, böylece iş bu esaslı delillerin CMK.nın 217/1. maddesi gereğince duruşmada ikame edilmediği, savunma hakkı elde edilerek elde edilmiş deliller oldukları, buna rağmen işbu delillerin hükme esas alınmış olmasının iş bu delillerin kovuşturma evresi bakımından CMK.nın 289/1-i maddesi gereğince hukuka uygun yöntemlerle elde edilmiş niteliğini kaybettirdiği bu durumunda CMK.nın 289/1-i maddesi kapsamında kesin hukuka aykırılık sebebi olup, bozma müeyyidesine tabi olduğu, 2. Suça konu bisikletin evin bahçesinden çalındığı yönünde şikayet bulunuyor olmasına ve İzlenen kamera görüntülerinden bahçenin bir kısım etrafının duvar ve demir parmaklıklarla çevrili olduğunun görülmesine göre, mahalde keşif icrası ile suça konu bisikletin çalındığı yerin tesbit olunarak bu mahallin ikametin dört tarafı çevrili eklentisi olup olmadığının saptanması ve suça sürüklenen çocuğun eyleminin TCK.nın 142/2-h maddesi kapsamında kalıp kalmadığının değerlendirilmeden, eksik tahkikat ile karar yerindeki gibi hüküm kurulmuş olması," gerekçeleri ile hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararında belirtilen hukuka aykırılığın aynı Kanun’unun 280/1-e-f maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği anlaşılmakla, buna göre Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 06.03.2023 tarihli ve 2022/3240 Esas, 2023/825 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine İstanbul Anadolu 5. Çocuk Mahkemesinin, 05.12.2023 tarihli ve 2023/175 Esas, 2023/619 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğnâme'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.