İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2024/16705 Karar: 2025/16097 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/16705 K.2025/16097

2. Ceza Dairesi 2024/16705 E. , 2025/16097 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/348 E., 2024/325 K. SUÇ : Hileli iflas HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayı

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2024/16705 E. , 2025/16097 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/348 E., 2024/325 K. SUÇ : Hileli iflas HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayı

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2024/16705 E. , 2025/16097 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/348 E., 2024/325 K. SUÇ : Hileli iflas HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 1.fıkrasının (d) bendi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Hükmolunan ceza miktarı yönünden 1412 sayılı Kanun'un 318. maddesi gereği sanıklar ... ve ... müdafiinin duruşma talebinin reddine karar verilerek yapılan incelemede; Sanıkların yetkilisi oldukları .. İnşaat San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin iflasına karar verildikten sonra sanıkların 23.01.2013 tarihinde iflas müdürlüğüne davet edilerek sorgulamalarının yapıldığı ancak, şirkete ait ticari defter ve belgelerin incelenmek üzere iflas müdürlüğüne teslim edilmesi gerektiği bildirilerek istendiği halde, yasal süresi içerisinde söz konusu defter ve belgeleri ihbar eden iflas müdürlüğüne teslim etmedikleri, bu nedenle sanıkların hileli iflas suçunu işlediği iddia edilen olayda; Sanıkların aşamalarda suçlamaları kabul etmedikleri, kendilerinin yetkili olmayıp diğer sanıkların yetkili olduklarını ve şirket işlerini yürüttüklerini belirttikleri, dosya içerisinde bulunan Ticaret Sicili gazetesi kayıtları incelendiğinde; 3 Eylül 2007 tarihinde sanıklardan ...'un 5 yıl süreyle şirket müdürü olarak seçildiği ve münferiden atacağı imzasının temsil ve ilzama yeterli olduğu, 18 Ağustos 2009 tarihinde ...'un münferiden imza yetkisinin devam ettiği, diğer sanıklar ... ile ...'in müşterek olmak üzere 2 yıl süreyle şirketi temsil ve ilzama yetkili kılındığı, 24 Temmuz 2012 tarihinde ...'un münferit imza yetkisinin iptal edildiği, şirket müdürü olarak 10 yıl süreyle ... ile ...'un atandığı ve ...'ın münferiden şirketi temsil ve ilzama yetkili olduğunun anlaşıldığı, kayıtlara göre iflas kararının verildiği 31.10.2012, sanıkların iflas dairesi tarafından sorgusunun yapıldığı 23.01.2013 tarihinde sanıklardan ...'in şirket yetkilisi olmadığı, yine o tarihte şirket ortaklarından ...'un münferit imza yetkisinin iptal edilmiş olduğu, şirket müdürü olarak ... ve ...'un atandığı ve sanıklardan ...'ın münferiden şirketi temsile yetkili olduğunun anlaşıldığı, .. 4. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 22.05.2024 tarihli bilirkişi raporu alındığı, raporda şirketin yönetiminin basiretli tacir olarak davranmadığı, iyi niyet kurallarını ihlal ettiği, şirketin zarar etmesine ve finansal durumunun ilgili yasal mevzuat uyarınca gerçeği olduğu gibi yansıtacak şekilde kayıt ve rapor altına alınması ve ilgili kamu kurumlarına beyan edilerek vergi ve diğer sorumluluklarının yerine getirilmesine yönelik yükümlülüğünü yerine getirmemiş olduğu, bu hususun ise 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 161/1-b maddesi çerçevesinde mütalaa edilip edilmeyeceği hakkındaki kanaatin ise münhasıran mahkemeye ait olacağının değerlendirildiğine dair tespitte bulunulduğu, yine raporun 6. Sayfasında "...somut olayın incelenmesinden, sanığın hileli olduğu iddia edilen iş ve işlemlerini gizleme kastı ile Ticari Defter, Kayıt veya Belgelerin Gizlenmesi ve Yok edilmesi fiilini işlediğini haklı kılacak somut bir bilgi ya da belgeye dosya kapsamında ulaşılamadığı görülmekle birlikte takdir tamamen sayın mahkemenindir" şeklinde başka bir tespitin yapıldığı, sanıkların aşamalarda bazı defter ve belgeleri ibraz ettiklerini beyan ettikleri, ... 44. Asliye Ticaret Mahkemesinin 01.12.2022 tarihli cevabi yazısıyla dosyaya yevmiye defterinin sunulduğunu belirtildiği, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 161/1-b maddesinde "b) Malvarlığını kaçırmaya yönelik tasarruflarının ortaya çıkmasını önlemek için ticari defter, kayıt veya belgelerin gizlenmesi veya yok edilmesi," düzenlemesinin bulunduğu, bu suçun oluşabilmesi için defter ve belgelerin tevsik edileceği borçlunun mal varlığını kaçırmaya yönelik tasarruflarda bulunması halinde önem arz edeceği, borçlunun mallarını kaçırmaya yönelik gerçekleştirilmiş olan hileli bir tasarruf olmaksızın ilgili ticari defter, kayıt veya belgelerin istenildiği hâlde verilmemesinin hileli iflas suçunu gerçekleştirmek için başlı başına yeterli olmayacağı, sanığın ticari defter, kayıt veya belgeleri gizlemesi veya yok etmesi eyleminin, hileli tasarrufların ortaya çıkmasını önlemek için yapılmış olmasının gerektiği anlaşılmakla tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların şirkete ait defter ve belgeleri ibraz etmemeleri şeklindeki eylemlerinin malvarlığını kaçırmaya yönelik tasarrufların ortaya çıkmasını önlemek için yaptıklarına dair net bir tespitin bulunmadığı gibi, sanıkların aşamalardaki savunmalarının aksine, mahkûmiyetlerine yeterli her türlü, kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı başkaca bir delilin de bulunmadığı anlaşıldığından sanıkların beraatlerine karar verilmesi gerekirken mahkûmiyetlerine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... müdafii ile sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla