İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2024/1742 Karar: 2026/5247 Tarih: 2026

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/1742 K.2026/5247

2. Ceza Dairesi 2024/1742 E. , 2026/5247 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1.

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2024/1742 E. , 2026/5247 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1.

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2024/1742 E. , 2026/5247 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanığın temyiz isteminin "Aracın çalıntı olduğunu bilmediğine, atılı suçu işlediğine dair parmak izi ya da başka bir somut delilin dosyada olmadığına ve beraatine karar verilmesi gerektiğine", sanık müdafiiinin temyiz isteminin "Sanığın atılı suçu işlemediğine, asıl suçu işleyen sanığın atfı cürüm niteliğindeki beyanına dayanarak cezalandırılma yoluna gidilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, suçun nitelikli halinin unsurlarının olayda gerçekleşmediğine, teşdit hükümlerinin hatalı uygulandığına ve hükmün bozulması gerektiğine" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak: Sanığın adli sicil kaydında bulunan ve 2. kez mükerrirliğe esas alınan Diyarbakır 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.07.2021 tarihli ve 2020/328 Esas, 2021/459 Karar sayılı kararının 07.04.2022 tarihinde kesinleştiği, anılan ilâmın 5237 sayılı Kanun'un 58/1. maddesi gereği " Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde tekerrür hükümleri uygulanır." hükmü gereğince 2. kez mükerrirliğe esas teşkil etmediği ancak sanığın adlî sicil kaydında yer alan "Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.01.2015 karar tarihli ve 2014/267 Esas, 2015/1 Karar sayılı 08.09.2015 tarihinde kesinleşerek 17.04.2020 tarihinde infaz edildiği anlaşılan ilâmın 1. kez mükerrirliğe esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun’un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasından "Sanığın tekerürre esas sabıkasının Diyarbakır 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/328 esas, 2021/459 karar sayılı ilamı bulunduğu, sanığın bu ilamla mükerrer olarak cezalandırıldığı anlaşılmakla, TCK'nun 58/6 maddesi gereğince hüküm olunan cezanın İkinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, ayrıca ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı hakkındaki kanunun 108/4 maddesi gereğince İKİNCİ KEZ MÜKERRİR olan sanık hakkında cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlanılmak üzere DENETİMLİ SERBESTLİK TEDBİRİNİN UYGULANMASINA" ilişkin kısım çıkartılarak, yerine "Sanık hakkında Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.09.2015 kesinleşme tarihli ve 2014/267 Esas, 2015/1 Karar sayılı ilâmı ile verilmiş 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezasına dair kararın infaz tarihinden itibaren 5 yıl geçmeden dosyamıza konu suçu işlediği, böylece 5237 sayılı Kanun'un 58/2-a maddesi gereğince mükerrir olduğu anlaşıldığından sanık hakkında verilen cezanın aynı Kanun'un 58/6-7. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına," yazılmak suretiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Diyarbakır 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Hirsizlik sucundan mahkum edilen sanigin adli sicil kaydinda yer alan onceki mahkumiyetlerden hangisinin tekerrure esas alinacagi tartismasi soz konusudur. Ilk derece mahkemesi, kesinlesme tarihi sonraki bir ilami esas alarak sanik hakkinda ikinci kez mukerrirlere ozgu infaz rejimi uygulamis; Yargitay ise once islenen sucun hukmunun kesinlesmesinden sonra yeni suc islenmesi kuralini gozeterek dogru ilamin belirlenmesi gerektigini tespit etmistir.

Hukuki İlke: Karar, 5237 sayili TCK'nin 58/1. maddesindeki 'onceden islenen suctan dolayi verilen hukum kesinlestikten sonra yeni bir sucun islenmesi halinde tekerrur hukumleri uygulanir' kuralini uygulamis; tekerrure esas ilamin, sucun islendigi tarihten once kesinlesmis ve infaz edilmis dogru ilam olmasi gerektigini, ilgili ilamin infaz tarihinden itibaren 58/2-a maddesindeki sure gecmeden yeni suc islendiginin saptanmasi halinde 58/6 ve 58/6-7. maddeleri geregi mukerrirlere ozgu infaz rejimi ve denetimli serbestlik uygulanacagini belirtmistir. Bu aykirilik 5271 sayili CMK'nin 302/2. maddesi geregi bozmayi gerektirmekle birlikte, CMK'nin 303. maddesine gore duzeltilmesi mumkun gorulmustur.

Uygulama Sonucu: Temyiz isteminin esastan reddi ile hukmun duzeltilerek onanmasi (tekerrure esas ilam ve infaz rejimi yeniden yazilmistir).

Dava Strateji Notu: Savunma, tekerrur uygulamasinda hangi onceki ilamin esas alindigini ve o ilamin sucun islendigi tarihten once kesinlesip infaz edilip edilmedigini titizlikle denetlemelidir; yanlis ilamin veya kesin nitelikteki bir ilamin tekerrure esas alinmasi lehe bozma/duzeltme sebebi olusturur.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla