Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2024/246 E. , 2024/21953 K. "İçtihat Metni" BOZMA ÜZERİNE MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2008/929 E., 2011/63 K. ŞİKÂYETÇİLER : ..., ... SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35/2. maddesine göre tebliğin usûlüne uygun olarak yapılabilmesi
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2024/246 E. , 2024/21953 K. "İçtihat Metni" BOZMA ÜZERİNE MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2008/929 E., 2011/63 K. ŞİKÂYETÇİLER : ..., ... SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35/2. maddesine göre tebliğin usûlüne uygun olarak yapılabilmesi için, daha önce aynı adrese Kanun'un gösterdiği usûllere uygun bir tebligat yapılmış olması ve muhatabın adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresinin de tespit edilememesinin gerektiği, aksi hâlde aynı Kanun'un 35. maddesine göre tebligat yapılmasının mümkün olmadığı, sanığın yokluğunda verilen kararın, sanığın sorgusu sırasında mahkemeye bildirdiği adresine gönderildiği, tebliğ edilemeden tebligat evrakının mahkemeye iade edildiği, bunun üzerine mahkemece sanığın adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi olup olmadığının araştırılarak, mernis adresine Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre tebliğ yapılması gerektiği "mernis adresinin olmadığının tespiti hâlinde" ancak 35. maddeye göre daha önce usûlüne uygun bir şekilde tebligat yapılan eski adrese tebliğ işlemi yapılabileceği, sanık hakkında mernis adresi araştırması yapılmaksızın daha önce Kanun'un gösterdiği usûllere göre bir tebligat yapılmamış adresine aynı Kanun'un 35. maddesine göre yapılan tebligat işleminin geçersiz olduğu, sanığın öğrenme üzerine verdiği 04.11.2011 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Sanığın, arkadaşları ile evin içinde birlikte iken konuşma bahanesiyle aldığı cep telefonlarını alıp, iade etmeyerek evden gitmek suretiyle çalması şeklindeki eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b maddesinde tanımlanan hırsızlık suçu için öngörülen cezanın üst sınırına göre aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri uyarınca hesaplanan 12 yıllık zamanaşımının 09.10.2005 olan suç tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.