İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2024/2924 Karar: 2026/6536 Tarih: 2026

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/2924 K.2026/6536

2. Ceza Dairesi 2024/2924 E. , 2026/6536 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2539 E., 2023/1491 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama I. Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hüküm ile ilgili sanığın temyiz isteminin incelenmesinde

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2024/2924 E. , 2026/6536 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2539 E., 2023/1491 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama I. Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hüküm ile ilgili sanığın temyiz isteminin incelenmesinde

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2024/2924 E. , 2026/6536 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2539 E., 2023/1491 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama I. Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hüküm ile ilgili sanığın temyiz isteminin incelenmesinde Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 17.10.2023 tarihli ve 2023/2539 Esas, 2023/1491 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek hırsızlık suçundan verilen karar temyiz edilirken herhangi bir gerekçe gösterilmediğinden sanığın temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II. Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hüküm ile ilgili sanığın temyiz isteminin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanığın temyiz isteminin, hırsızlığa ilişkin bilgisinin olmadığına, mağduriyetinin giderilmesi isteğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre Osmaniye 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.04.2019 tarihli ve 2015/395 Esas, 2019/293 Karar sayılı dosyasında verilen beraat hükmüne yönelik o yer Cumhuriyet savcısının istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 18.03.2021 tarihli ve 2021/224 Esas, 2021/716 Karar sayılı kararı ile “dosya kapsamına göre; katılanın müteahhitliğini yaptığı inşaattan olay günü gece saat 01:00 sıralarında 40 adet beyaz, 35 adet kahverengi ... marka 3.000 TL değerinde seramiğin çalındığı, inşaatın yan tarafında ikamet eden tanık ...'in, olay günü evinin balkonunda bulunduğu sırada saat 01:00 sıralarında ... plakalı gri ... marka araçtan inen 4-5 kişinin inşaattan malzeme yüklediğini gördüğü, tanığın bu şahıslara "siz müteahhidin elamanları mısınız" diye seslendiği, şahısların cevap vermeyip gayet rahat şekilde yüklemeye devam etmeleri üzerine tanığın şüphelenmeyip içeri girdiği, GPRS kayıtlarından ... plakalı kiralık aracın 26/03/2015 tarihinde saat 23: 25... /03/2015 tarihi saat 01:11 sıralarında suç yerinde olduğunun tespit edildiği, kiralama şirketinin sahiplerinden tanık ...'ın ... plakalı aracı sanıklar ..., ... ve ...'ın kiraladıklarını, aracı teslim ettiklerinde aracın bagaj kısmına çok yük binmesinden dolayı aracın alt tarafının zarar gördüğünü beyan ettiği, dosyada mevcut oto kiralama sözleşmesinden ... plakalı aracın 24-25/03/20 15... -27/03/2015 tarihlerinde sanık ...'ın sürücü belgesi ile kiralandığının anlaşıldığı, sanıkların savunmalarında ... plakalı aracı kendilerinin kiraladığını kabul edip, kira süresinin uzatılması, aracın kullanılması, aracın teslim edilmesi hususunda aşamalarda sürekli birbiriyle ve kendi içinde çelişen savunmalarda bulundukları, hatta kardeş olan sanıklar ... ve ...'ın birbirleri aleyhine dahi beyanda bulundukları dikkate alındığında dosya kapsamı ve deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde, sanıkların üzerlerine atılı nitelikli hırsızlık suçu sübut bulmasına rağmen delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek sanıkların müsnet suçtan mahkûmiyetleri yerine beraatlerine karar verilmiş olmasından” bahisle hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılığın aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “… bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 18.03.2021 tarihli ve 2021/224 Esas, 2021/716 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen Osmaniye 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.05.2023 tarihli ve 2021/199 Esas, 2023/135 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla