Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2024/3166 E. , 2024/5164 K. "İçtihat Metni" SAYISI : 2022/287 E., 2023/46 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, görevi kötüye kullanma, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, örgüte bilerek isteyerek yardım etme HÜKÜMLER : Düşme, beraat TEMYİZ EDENLER : Sanıklar m
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2024/3166 E. , 2024/5164 K. "İçtihat Metni" SAYISI : 2022/287 E., 2023/46 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, görevi kötüye kullanma, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, örgüte bilerek isteyerek yardım etme HÜKÜMLER : Düşme, beraat TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama, onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu,1412 sayılı Kanun'un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 1412 sayılı Kanun’un 318. maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. Sanıklar ... ile ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan kurulan düşme hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA, II. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan, sanıklar ... ve ... hakkında örgüte bilerek isteyerek yardım etme suçundan, sanık ... hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Sanıklar müdafileri tarafından beraat eden sanıklar hakkında verilen hükümlerin yalnızca vekâlet ücreti yönünden temyiz edildiği belirlenerek yapılan incelemede; Sanıklar ... ve ... hakkında yargılandıkları aynı davada görevi kötüye kullanma suçundan düşme kararı verilmiş olması karşısında, sanıklar müdafii tarafından sunulan avukatlık hizmetinin bölünmesi mümkün olmadığından, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte bilerek isteyerek yardım etme suçundan verilen beraat kararı nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğinin gözetilmemesi ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 16.10.1978 tarihli ve 2/324-350 sayılı kararında belirtildiği üzere; vekalet ücretinin tayininde esas ilke olarak sanıkların adedi ya da sanığın birden çok suç işlemiş olmasının değil, usulünce açılan ve avukat tarafından takip edilen davaların adedinin esas alındığı, buna göre, ayrı ayrı dava açılmadıkça ücreti vekâletin de ayrı ayrı tayin ve takdiri mümkün bulunmaması karşısında, aynı iddianame ile açılan kamu davasında kendilerini aynı vekil ile temsil ettiren sanıklar ..., ..., ..., ..., ... yararına tek bir maktu vekâlet ücretine hükmolunması gerekirken, vekâlet ücretinin 9.200,00 TL yerine 20.000,00 TL olarak belirlenmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/4. maddesi gereğince beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık ... yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2. Beraat eden sanık ...'ün, diğer sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... ile beraber aynı müdafii ile kendisini vekille temsil ettirdiği hâlde diğer sanıklar ile birlikte sanık ... Büyük lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, ancak bu aykırılık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine ilişkin paragrafa; “Sanık ...'ın kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, hüküm tarihine göre 9.200,00 TL vekâlet ücretinin Hazineden alınarak sanığa verilmesine,” ibaresinin eklenmesi, yine hükmün yargılama giderlerine ilişkin H-2 bendinin çıkarılarak yerine "Beraat eden sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... kendilerini tek bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’ye göre toplam 20.000,00-TL vekâlet ücretinin hazineden alınarak sanıklara eşit oranda verilmesine," ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.