Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2024/3576 E. , 2024/20387 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2023/3832 E., 2024/54 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇLAR : Hırsızlık, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, konut dokunulmazlığının ihlâli SUÇLARIN TARİHİ: 27.04.2020 HÜKÜMLER: Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2024/3576 E. , 2024/20387 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2023/3832 E., 2024/54 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇLAR : Hırsızlık, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, konut dokunulmazlığının ihlâli SUÇLARIN TARİHİ: 27.04.2020 HÜKÜMLER: Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adlîye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Bozüyük 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.11.2020 tarihli ve 2020/258 Esas, 2020/573 Karar sayılı dosyasında sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h maddesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan 5237 sayılı Kanun'un 245/1, 43 ve 62. maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 100 TL adlî para cezası, konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan 5237 sayılı Kanun'un 116/1. maddesi uyarınca verilen 5 ay hapis cezasına ilişkin mahkûmiyet hükümlerine yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, Bursa Bölge adlîye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 18.02.2022 tarihli, 2021/1185 Esas ve 2022/282 Karar sayılı kararı ile şikâyetçiye zorunlu vekil atanmasının gerekmesi, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168/2. maddesinin tartışılmasının gerekmesi ve sanığın mükerrir olmadığından bahisle bozma kararı verildiği, ancak verilen bozma kararındaki bozma nedenlerinin 5271 sayılı Kanunun 280/1-e-f maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adlîye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesi üzerine ilk derece mahkemesinde sanığın hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h maddesi uyarınca 5 yıl hapis, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan 5237 sayılı Kanun'un 245/1, 43 ve 62. maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis ve 80 TL adlî para cezası, konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan 5237 sayılı Kanun'un 116/1. maddesi uyarınca verilen 6 ay hapis cezası ile cezalandırılması nedeniyle hükümlerin temyizi kabil olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanığın temyiz isteminin zararın ödendiği, şikâyetin olmadığı, fazla ceza verildiği ve uzlaşmak istediğine yönelik olduğu, sanık müdafiinin temyiz isteminin ise şikâyetçinin sanığı teşhis edemediği, beraat kararı verilmesinin gerektiği, şüphe olduğu, lehe hükümlerin ve 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesinin uygulanması gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e maddesinde Bölge Adlîye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Bozüyük 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.11.2020 tarihli ve 2020/258 Esas, 2020/573 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, Bursa Bölge adlîye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 18.02.2022 tarihli, 2021/1185 Esas ve 2022/282 Karar sayılı kararında; şikâyetçiye zorunlu vekil atanmasının gerekmesi, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168/2. maddesinin tartışılmasının gerekmesi ve sanığın mükerrir olmadığından bahisle bozma kararı verildiği, ancak verilen bu bozma kararında belirtilen hukuka aykırılıkların 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adlîye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; Bursa Bölge Adlîye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 18.02.2022 tarihli, 2021/1185 Esas ve 2022/282 Karar sayılı bozma kararı ile bozma kararı üzerine verilen Bozüyük 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.04.2023 tarihli ve 2022/238 Esas, 2023/461 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün bozulmasına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca Bursa Bölge Adlîye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.