İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2024/389 Karar: 2024/10576 Tarih: 2024

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/389 K.2024/10576

2. Ceza Dairesi 2024/389 E. , 2024/10576 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2009/708 E., 2010/125 K. ŞİKÂYETÇİ : Elif Şahin (Cimşit) SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEB

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2024/389 E. , 2024/10576 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2009/708 E., 2010/125 K. ŞİKÂYETÇİ : Elif Şahin (Cimşit) SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEB

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2024/389 E. , 2024/10576 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2009/708 E., 2010/125 K. ŞİKÂYETÇİ : Elif Şahin (Cimşit) SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.12.2023 tarihli ve KYB-2023/127906 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, 1-Sanığın kasiyer olarak çalışan katılanın bulunduğu marketten 1.70 Türk lirası tutarında ürün satın aldığı, ödeme esnasında katılana 50,00 Türk lirası parayı göstererek kendisine 70 kuruş parayı verip 49,00 Türk lirası para üzeri istediği, ancak kendisinde bozuk para olmadığını beyan eden sanığın katılandan 48,30 Türk lirası alarak geriye 50,00 Türk lirası ödemeden marketten ayrıldığı somut olayda, katılanı yanılgıya düşürüp katılanın rızasıyla 48,30 Türk lirasını kendisine teslim etmesini sağladığının anlaşılması karşısında, sanığın başından beri katılanın iradesini fesada uğratma amacıyla ısrarlı ve kararlı bir şekilde devam eden para uzatıp geri almak ve konuşturup oyalamak suretiyle katılanı hileli ve baskın davranışlarıyla iradesini sakatlayarak menfaat elde etmesi şeklindeki eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 157/1. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek sanık hakkında nitelikli hırsızlık suçundan mahkûmiyet kararı verilmesinde, 2-Karar tarihinden sonra 02/12/2016 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesine göre sanığın eylemine uyan dolandırıcılık suçunun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, Mahkemesince, 5271 sayılı Kanun'un 223/8 maddesinin ikinci cümlesi uyarınca durma kararı verilerek aynı Kanun'un 253 ve 254. maddelerinde belirtilen esas ve usule göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek sanık hakkında nitelikli hırsızlık suçundan hüküm kurulmasında, isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Suç tarihinde sanık ...'ın şikâyetçinin kasiyer olarak çalıştığı markete geldiği, sanığın marketten 1,70 Türk lirası tutarında ürün satın aldığı, ödeme esnasında şikâyetçiye 50,00 Türk lirası parayı göstererek kendisine 70 kuruş parayı verip 49,00 Türk lirası para üzeri istediği, ancak kendisinde bozuk para olmadığını beyan eden sanığın şikâyetçiden 48,30 Türk lirası alarak 50,00 Türk lirasını vermeden marketten ayrıldığı olayda, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.05.2019 tarihli ve 2017/13-4 Esas, 2019/383 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanığın basit bir yalanı aşan, başından beri şikâyetçinin iradesini fesada uğratma amacıyla ısrarlı ve kararlı bir şekilde devam eden bir kaç kez para uzatıp geri almak suretiyle şikâyetçiyi yanıltacak ve kandıracak yoğunluktaki ustaca planlayıp sergilediği süregelen davranışların basit hile boyutunu aştığı, bu nedenle sanığın eyleminin 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesi uyarınca uzlaşmaya tabî hâle gelen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 157/1. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek aynı Kanun'un 142/1-b maddesi ile uygulama yapılması hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, İzmir 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.03.2010 tarihli ve 2009/708 Esas, 2010/125 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4. maddesinin (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin Yerel Mahkemece yerine getirilmesine, 01.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla