Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2024/50 E. , 2024/10093 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın;
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2024/50 E. , 2024/10093 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık hakkında, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 06.12.2013 tarihli iddianamesi ile katılana yönelik dolandırıcılık suçundan kamu davası açıldığı, İstanbul Anadolu 9.Ağır Ceza Mahkemesinin 27.12.2016 tarihli, 2015/230 Esas, 2016/391 Karar sayılı kararı ile " sanıkların dolandırıcılık suçundan beraatlarına, hırsızlık suçundan gereğinin taktir ve ifası için C.Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına" karar verildiği, bu karara yönelik katılan vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin 15.03.2017 tarihli kararı ile "...mahkeme tarafından hüküm fıkrasında belirtildiği şekilde sanıklar haklarında Cumhuriyet Başsavcılığına yapılacak suç duyurusundan sonra sonucunun beklenilerek, kamu davası açılması halinde iş bu dava ile arasında CMK nın 8/1 maddesinde yer aldığı şekilde hukuki ve fiili irtibat bulunduğu gözetilip kanıtların birlikte değerlendirilmesi ve farklı sonuçlara varılmasının engellenmesi için birleştirilmesinden sonra iddia ve kanıtların birlikte değerlendirilmesi suretiyle sonucuna göre mahkemenin ulaştığı sonuç ile bunu destekleyen tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi gerektiği..." gerekçesiyle hükmün bozulduğu, bozma sonrası İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 10.05.2017 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında hırsızlık suçundan kamu davası açıldığı, İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.03.2018 tarihli, 2017/143 Esas ve 2018/63 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan 5 yıl 4 ay hapis cezasına hükmedildiği, katılan vekili ve sanık müdafiinin istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin 04.06.2020 tarihli kararında; "....a-Arabanın götürülmesine ilişkin kamera kayıtlarının araştırılması, bulunamaması halinde katılanda bir suretinin olup olmadığının sorularak, cd nin temin edilmesi halinde duruşmada izlenerek denetime elverişli şekilde tutanağa geçirilmesi, b-Tanık ...'ın duruşmada dinlenmesi, aynı şekilde ifade vermesi halinde suç saatinin de detaylı olarak kendisinden sorulması, c-Tanık ...'nun işyerinde çalışıp çalışmadığı, aracın götürülmesinden ne şekilde haberdar olduğu, aracı kimin şirkete getirdiği, arabanın içinden çıkan eşyaları görüp görmediği, bunları para karşılığı katılana vermeyi teklif edip etmediği hususlarında duruşmada dinlenilmesi, d-Yukarıda katılanın araç satışı hususunda sanık ...'ı araması ile ilgili tarih uyuşmazlığına ilişkin hususlar okunarak diyecekleri, çekin arkasındaki ciroların neden farklı şekillerde olduğu, aracın henüz kendisinde bulunduğu, ancak kayden malik olarak gözükmediği 20/08/2013 tarihinde muayenesinin ne şekilde yapılabildiği (sanık ... müdafiinin istinaf dilekçesinin 13 nolu eki okunarak) ve ayrıca aracı 65.000 TL ye alması hususunda anlaşmaları ve fazlalık kısmı kendi keşide ettiği çekten düşme imkanı varken neden 65.135 TL lik çek verdiği hususlarının katılandan sorulması, e-Sanık ...'dan kendisine 450.000 TL den fazla borcu bulunan, en fazla 10 günlüğüne emaneten aldığı aracı 2,5 senedir getirmeyen ve ortadan kaybolan sanık ... hakkında araca trafik cezaları gelmesine ve aracı satın aldığı iddiası ile katılanın ortaya çıkmasına rağmen neden yasal yollara başvurmadığının sorulması, f-Çeklerin arkasında sanık ...'ın şahsi cirosu dışında yetkilisi olduğu şirketin de cirosunun bulunması ve aracın şirket adına kayıtlı olması nedeni ile şirketin 2012 ve 2013 yıllarına ilişkin ticari defter ve kayıtları üzerinde mali bilirkişi ile inceleme yapılarak bu çeklerin şirket kayıtlarına ne şekilde işlendiği, araç satımına ilişkin bir kayıt olup olmadığı hususunda rapor istenmesi ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken bu deliller toplanmadan eksik araştırma ile mahkumiyet kararı verilmesi CMK'nın 289/1-i maddesi anlamında kesin hukuka aykırılık hali olup, CMK'nın 280/1-e maddesi uyarınca bozma müeyyidesine tabi olduğu, 2-Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 14/03/2012 tarih ve 2011/24646 E. 2012/31757 sayılı ilamında belirtildiği gibi eylemin "aracın haricen satılıp bedeli tahsil edildikten sonra devir yapılmayıp yedek anahtarla bulunduğu yerden alınıp götürülmesi" şeklinde kabul edilmesi halinde dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmayacağı, eylemin bütün halinde hırsızlık suçunu oluşturacağı gözetilmeden, tek eylem bölünerek dolandırıcılık suçundan beraat ve nitelikli hırsızlık suçundan mahkumiyet kararı verilerek çelişki ve karışıklığa neden olunması, (Yargıtay 13. ceza Dairesinin 18/02/2020 tarih ve 2019/10959 E. 2020/2123 K sayılı ilamı) 3-Kabule göre de; a-Katılanın saat 05.00 sıralarında uyandığında aracın götürüldüğünü belirttiği, sanık ...'ın da kolluk ifadesinde suç saatini 05.00 olarak belirttiği, soruşturma aşamasında dinlenen tanık ...'ın ise saat 05.00 sıralarında evden çıktığını, önce sanık ...'ı evinden aldığını, sonra tarifi ile arabanın bulunduğu yere gittiklerini beyan ettiği, suç tarihinde güneşin doğuş saatinin 05.49 olduğu, yaz saati uygulaması gözetildiğinde gece vaktinin bu saate sona erdiği anlaşılmakla, kamera kaydı araştırılıp incelenmeden ve tanık ... dinlenmeden, suç saatinin neye göre gece vaktine denk geldiği değerlendirilmeden TCK nın 143. maddesi uyarınca cezadan artırım yapılması, b-Suç tarihinin 24.09.2013 yerine 24.05.2013 olarak gösterilmesi, c-Davaya konu aracın soruşturma aşamasında hüküm verilinceye kadar yediemin olarak sanık ...'a teslim edildiği ve bu sanık hakkında hırsızlık suçundan hüküm kurulduğu gözetilmeksizin, ihtiyati tedbirin kaldırılmasına karar verilmesi ile yetinilmesi..." gerekçeleri ile hükmün bozulmasına karar verildiği, bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.05.2022 tarihli, 2020/333 Esas ve 2022/234 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bu defa hırsızlık suçundan 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesince duruşma açılmak suretiyle yargılama yapıldığı ve sanık hakkında beraat kararı verildiği belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek katılan vekilinin temyiz isteminin, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiğine, verilen kararın eksik inceleme neticesinde verildiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak verilen beraat kararı hukuka uygun bulunduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazının reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin kararına yönelik temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün istem gibi ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.