KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2024/5027 E., 2024/12503 K.·İnceleme Kanun Yararına Bozma
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2024
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/1844 D.İş
- Suçlar
- Hakaret, tehdit, mala zarar verme, konut dokunulmazlığının ihlâli
- Konusu kararlar
- İtirazın reddi
- Yoluna başvuran
- Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
- Tebliğname görüşü
- İlgili kararın kanun yararına bozulması
Karar Metni
495 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29.02.2024 tarihli ve KYB-2024/18646 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
" 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 252/2. maddesinde yer alan ''İtiraz üzerine hükmü veren mahkemece duruşma açılır ve genel hükümlere göre yargılamaya devam olunur. Taraflar gelmese bile duruşma yapılır ve yokluklarında 223 üncü madde uyarınca hüküm verilebilir. Taraflara gönderilecek davetiyede bu husus yazılır.
Duruşmadan önce itirazdan vazgeçilmesi hâlinde duruşma yapılmaz ve itiraz edilmemiş sayılır.'' ve aynı Kanun'un 252/3. maddesinde yer alan "Mahkeme, ikinci fıkra uyarınca hüküm verirken, 251 inci madde kapsamında basit yargılama usulüne göre verdiği hükümle bağlı değildir.
Ancak, itirazın sanık dışındaki kişiler tarafından yapıldığı hâllerde 251 inci maddenin üçüncü fıkrası uyarınca yapılan indirim korunur." şeklindeki ve anılan Kanun'un 252/6. maddesinde yer alan "Birinci fıkradaki itirazın, süresinde yapılmadığı veya kanun yoluna başvuru hakkı bulunmayan tarafından yapıldığı mahkemesince değerlendirildiğinde dosya, 268. maddenin ikinci fıkrası uyarınca itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderilir.
Mercii bu sebepler yönünden incelemesini yapar ve kararını gereği için mahkemesine gönderir." şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında;
Dosya kapsamına göre, İzmir 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/14 esas sayılı dosyasının 04/01/2023 tarihli tensip zaptında yargılamanın basit yargılama usulüne göre yapılmasına karar verildiği, müşteki vekilinin 12/01/2023 tarihli dilekçesi ile şikayetçi olduğu ve yasal süresi içerisinde karara itiraz edildiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 252/2. maddesinde yer alan düzenleme karşısında, hükmü veren Mahkeme tarafından itiraz üzerine duruşma açılarak genel hükümlere göre yargılamaya devam edilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği cihetle, itiraz merciince itirazın kabulü ile dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 252/2. maddesinde ''İtiraz üzerine hükmü veren mahkemece duruşma açılır ve genel hükümlere göre yargılamaya devam olunur. Taraflar gelmese bile duruşma yapılır ve yokluklarında 223. madde uyarınca hüküm verilebilir. Taraflara gönderilecek davetiyede bu husus yazılır.
Duruşmadan önce itirazdan vazgeçilmesi hâlinde duruşma yapılmaz ve itiraz edilmemiş sayılır.'' şeklinde düzenlemenin yer aldığı, inceleme konusu somut olayda, İzmir 16. Asliye Ceza Mahkemesince davanın basit yargılama usûlüne tabi olarak yürütüldüğü,
sanık hakkında atılı suçlardan verilen beraat kararlarına karşı şikâyetçi vekilinin süresinde itiraz ettiğinin anlaşılması karşısında, hükmü veren Mahkeme tarafından itiraz üzerine duruşma açılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden, İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından itiraz üzerine karar verilmesine yer olmadığına, gereğinin takdir ve ifası için dosyanın Mahkemesine iadesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2024/5027, K. 2024/12503, 23 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama