Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2024/72 E. , 2025/6634 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/634 E., 2023/598 K. SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama I. Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçu bakımından yapı
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2024/72 E. , 2025/6634 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/634 E., 2023/598 K. SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama I. Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçu bakımından yapılan temyiz başvurusunun incelemesinde; Suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan netice cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteğinin karar tarihi itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE, II.Suça sürüklenen çocuk hakkında iş yeri dokunulmazlığını ihlâli suçu bakımından yapılan temyiz başvurusunun incelemesinde; Dosya kapsamından, suça sürüklenen çocuk hakkında Didim(Yenihisar) 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.09.2015 tarih ve 2015/298 Esas, 2015/669 Karar sayılı karar ile hırsızlık, iş yeri konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından mahkûmiyet kararı verildiği, bu kararların Yargıtay (Kapatılan)13. Ceza Dairesinin 26.09.2017 tarihli ve 2016/1872 Esas, 2017/9574 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği ve bu kesinleşmeden sonra suça sürüklenen çocuğun 28.03.2022 tarihli dilekçe ile şikâyetçinin zararını giderdiğinden bahisle hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168. maddesinin uygulanmasını ve bu nedenle yargılanmanın yenilenmesini talep ettiğinin anlaşılması karşısında; suça sürüklenen çocuğun talebinin hırsızlık ve mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik olduğu, iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçundan yargılamanın yenilenmesini gerektirir bir sebebin bulunmadığı, bu itibarla kurulan bu ikinci hükmün hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu, hukuken varlık kazanmayan ve infazı kabil olmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesinin de mümkün olmaması karşısında, suça sürüklenen çocuk hakkında 08.06.2023 tarihli iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan 2. hükme yönelik, konusu bulunmayan temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi uyarınca REDDİNE, III. Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçu bakımından yapılan temyiz başvurusunun incelemesinde; Yargıtay Ceza Genel Kurulu Kararlarında açıklandığı üzere; kesin hükümle birlikte artık yargılamaya konu sorun çözülerek, maddi gerçeğe ulaşıldığından kesin hükümle sonuçlanmış bir ihtilaf kural olarak yeniden yargılama konusu yapılamayacaktır. Bununla birlikte bir yargılama faaliyeti sonucu verilen kesin hükümde adli hataların yapılması da mümkündür. Hükmün kesinleşmesinden sonra ortaya çıkan maddi olaylar kesin hükmün maddi gerçeği yansıttığı kabulünü ve kesin hükmün ispatla ilgili temellerini sarsabilecektir. Bu durumda, bir yanda kesin hüküm, diğer yanda ise adli hatanın düzeltilmesi zorunluluğu söz konusu olacaktır. Bu iki değerden birinin tamamen gözardı edilmesi mümkün olmadığından kanun koyucu maddi temelleri sarsılmış kesin hükümden fedakarlık yapmak zorunda kalmış ve bunun şartlarını belirlemiştir. Bu açıdan yargılamanın yenilenmesi kesin hükmün dokunulmazlığının istisnasını oluşturmaktadır. Kesinleşen hükmün, maddi gerçeğe uymadığına ilişkin kanunda belirtilen şartları taşıyan taleplerin değerlendirilmesi ve yapılacak değerlendirme sonucunda şartların oluşması halinde kesinleşen hükmün düzeltilmesi gerekmektedir. İşte bu nedenlerle kanun koyucu bu sorunu çözebilmek için yargılamanın yenilenmesi müessesesini şartlarını ayrıntılı olarak düzenlemek suretiyle ihdas etmiştir. Yargılamanın yenilenmesi ancak kesinleşmiş hükümlerde başvurulacak bir yol olup hukuki niteliği itibarıyla CMK'nın sistematiği, düzenleniş şekli ve düzenlendiği yer dikkate alındığında tereddütsüz olağanüstü bir kanun yoludur. Yargılamanın yenilenmesindeki amaç, kanunda istisnai ve sınırlı olarak sayılan hallerin gerçekleşmesi halinde gerçeğin araştırılması, böylece toplum ve sanığın menfaatinin korunması olduğundan, kesin hükme yönelik olarak ileri sürülen ve gerekli şartları taşımayan her türlü yenilenme talebinin dikkate alınması da söz konusu olmayacaktır. Yargılamanın yenilenebilmesi için hükümde önemli bir adli hatanın yapılmış olması gereklidir. Yargılamanın yenilenmesini gerektiren bu hata, hükümlünün lehine ya da aleyhine olarak yapılmış olabileceğinden hukukumuzda yargılamanın yenilenmesi hem hükümlünün lehine hem de aleyhine olarak başvurulabilecek bir kanun yolu olarak düzenlenmiştir. CMK’nın 311. maddesinde kesinleşen bir hükümle sonuçlanmış olan bir dava açısından sanık veya hükümlünün lehine olarak yargılamanın yenilenmesi yoluna başvurulabilmesi için sınırlı sayıda şartlar sayılmıştır; a) Duruşmada kullanılan ve hükmü etkileyen bir belgenin sahteliği anlaşılırsa, b) Yemin verilerek dinlenmiş olan bir tanık veya bilirkişinin hükmü etkileyecek biçimde hükümlü aleyhine kasıt veya ihmal ile gerçek dışı tanıklıkta bulunduğu veya oy verdiği anlaşılırsa, c) Hükme katılmış olan hâkimlerden biri, hükümlünün neden olduğu kusur dışında, aleyhine ceza kovuşturmasını veya bir ceza ile mahkûmiyetini gerektirecek biçimde görevlerini yapmada kusur etmiş ise, d) Ceza hükmü hukuk mahkemesinin bir hükmüne dayandırılmış olup da bu hüküm kesinleşmiş diğer bir hüküm ile ortadan kaldırılmış ise, e) Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olursa, F) Ceza hükmünün, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlâli suretiyle verildiğinin ve hükmün bu aykırılığa dayandığının, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması. Bu hâlde yargılamanın yenilenmesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde istenebilir. 5271 sayılı CMK'nın 311. maddesinde hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi nedenlerine yer verilmiş ve bunlar sınırlı biçimde sayılmıştır. Bunun dışındaki nedenlerle hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesinin istenilmesi mümkün değildir. Dosya kapsamından, suça sürüklenen çocuk hakkında Didim(Yenihisar) 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.09.2015 tarih ve 2015/298 Esas, 2015/669 Karar sayılı karar ile hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından mahkumiyet kararı verdiği, bu kararların Yargıtay (Kapatılan) 13. Ceza Dairesinin 26.09.2017 tarihli ve 2016/1872 Esas, 2017/9574 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği, bilahare suça sürüklenen çocuğun 28.03.2022 tarihli dilekçe ile şikayetçinin zararını giderdiğinden bahisle yargılamanın yenilenmesini talep etmesi üzerine, Didim (Yenihisar) 3. Asliye Ceza Mahkemesinde 2022/634 Esas ile dosyanın yeniden ele alındığı somut olayda; yukarıda ayrıntılı olarak açıklanan yargılamanın yenilenmesi sebeplerinin gerçekleşmediği nazara alınarak, suça sürüklenen çocuk hakkında 5271 sanılı Kanun'un 323/1. maddesi gereğince önceki hükmün onaylanması yerine yazılı şekilde karar verilmesi, aynı Kanun'un 317. maddesinde kanun yollarına başvurma hakkındaki genel hükümlerin, yargılamanın yenilenmesi istemi hakkında da uygulanacağının belirtilmesi karşısında, aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır. Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.04.2025 tarihide oy birliğiyle karar verildi.