İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2024/8467 Karar: 2024/14991 Tarih: 2024

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/8467 K.2024/14991

2. Ceza Dairesi 2024/8467 E. , 2024/14991 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2022/20 E., 2022/166 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme, düzelterek onama I.Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde; Suç tarihi itibarıyla 18 yaşından küçük olmakla birl

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2024/8467 E. , 2024/14991 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2022/20 E., 2022/166 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme, düzelterek onama I.Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde; Suç tarihi itibarıyla 18 yaşından küçük olmakla birl

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2024/8467 E. , 2024/14991 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2022/20 E., 2022/166 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme, düzelterek onama I.Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde; Suç tarihi itibarıyla 18 yaşından küçük olmakla birlikte, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin bozma ilâmı sonrası savunmasının alındığı 13.02.2016 tarihinde alınan ifadesinde, hukuki yardım taleplerinin olmadığını ve savunmasını kendisinin yapacağını belirttiği ve 18 yaşını doldurmuş olması nedeniyle suça sürüklenen çocuğa zorunlu müdafii atanması da gerekli olmadığı hâlde, suça sürüklenen çocuğun yokluğunda verilen karar, gerekmediği hâlde Barodan atanmış olan müdafiin yüzüne karşı tefhim edilmesi üzerine bu müdafi tarafından temyiz edilmiş ise de; dosyada vekâletnamesine de rastlanmayan anılan müdafiin suça sürüklenen çocuk hakkında verilen mahkûmiyet hükmünü temyize yetkisi bulunmadığı anlaşıldığından, temyize hakkı olmayan suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 317. maddesi gereğince REDDİNE, II. Suça sürüklenen çocuğun temyiz isteminin incelenmesinde; Yargıtay 6. Ceza Dairesinin bozma ilâmı öncesinde suça sürüklenen çocuğun suç tarihi itibarıyla 18 yaşından küçük olması nedeniyle Baro'dan zorunlu müdafii tayin edildiği, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin "aralarında menfaat çatışması olan suça sürüklenen çocuklar için ayrı müdafii tayini gerektiğine" ilişkin bozma ilamı sonrası suça sürüklenen çocuğa ayrı bir müdafii atandığı, yakalama kararı üzerine savunmasının alındığı 13.02.2016 tarihinde 18 yaşını doldurduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğun savunması esnasında "... ''Müdafii talebim yoktur, savunmamı kendim yapacağım.." şeklinde beyanda bulunduğu gibi, 18 yaşını doldurmuş olması nedeniyle zorunlu müdafii atanmasının da gerekli olmadığı hâlde, suça sürüklenen çocuğun yokluğunda, suça sürüklenen çocuk için önceden atanan müdafii Av. ...'un yüzüne karşı verilen 19.04.2016 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın suça sürüklenen çocuğa tebliğ edilmeyerek müdafiinin yüzüne karşı tefhim edilmesi ile yetinilmiş ise de; 5271 sayılı CMK'nın 150. maddesinin 2. ve 3. fıkraları gereğince de suça sürüklenen çocuğa zorunlu müdafi atanmasını gerektirecek bir durumun bulunmadığının anlaşılması karşısında; 19.04.2016 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın suça sürüklenen çocuğa usulüne uygun olarak tebliğ edilmemesi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmediği, denetim süresinin işlemeye başlamadığı, hükmün açıklanmasına ilişkin 23.03.2022 tarihli kararın hukuken geçerliliği bulunmadığı belirlenerek yapılan incelemede; Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuğun, şikâyetçinin park hâlindeki aracının ön kapı kilidini sert bir cisimle zorlayıp kilidi bozarak kapısını açması ve içerisinden oto teybini çalması şeklindeki eylemine uyan TCK'nın 142/2-d, 143, 31/3. maddelerinde belirtilen suç için öngörülen cezanın üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-d, 66/2 ve 67/3-4. maddeleri uyarınca hesaplanan 15 yıllık dava zamanaşımının, suçun işlendiği 03.02.2007 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuğun temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla