KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2024/943 E., 2025/13057 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Suç
- Karşılıksız yararlanma
Karar Metni
579 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
I. 06.11.2023 tarihli ek karara yönelik sanık müdafiinin temyiz talebinin incelenmesinde
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 06.11.2023 tarihli ve 2023/1854 Esas, 2023/2229 Karar sayılı ek kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 296/2. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin ek kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 296/2. madddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun’un 286/2-h maddesinde yer verilen; “Davanın düşmesine, ceza verilmesine yer olmadığına, güvenlik tedbirine ilişkin ilk derece mahkemesi kararları ile ilgili olarak bölge adliye mahkemesince verilen bu tür kararlar veya istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar”ın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu karşılıksız yararlanma suçunun aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA,
II. Katılan vekilinin 10.08.2017, 12.09.2017 ve 30.10.2017 tarihli suçlara ilişkin olarak verilen istinaf başvurusunun esastan reddi kararına ilişkin temyiz talebinin incelenmesinde:
5271 sayılı Kanun’un 286/2-h maddesinde yer verilen; “Davanın düşmesine, ceza verilmesine yer olmadığına, güvenlik tedbirine ilişkin ilk derece mahkemesi kararları ile ilgili olarak bölge adliye mahkemesince verilen bu tür kararlar veya istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar”ın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu karşılıksız yararlanma suçunun aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE,
III. 04.01.2018 tarihli suça ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesince verilen Davanın Reddi kararına ilişkin temyiz talebinin incelenmesinde:
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle ve hükmedilen cezanın türü ve süresine göre sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.
Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz talebinin sanık lehine olmak üzere vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu hususta karar verilmemiş olmasının hukuka uyarlı olmadığına katılan vekilinin temyiz talebinin sanık hakkında ayrı ayrı mahkumiyet kararları verilmesi gerektiği, dosya kapsamında bütün delillerin birlikte değerlendiriliğinde suçun sanık tarafından işlendiğinin ortada olduğu, bu nedenle verilen kararın kaldırılarak sanığın cezalandırılması gerekmekte olduğu, sanık lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hukuka uygun olduğu,
sanığın etkin pişmanlıktan yararlandırılmasının hukuka aykırı olduğuna yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2024/943, K. 2025/13057, 3 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama