Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2025/10046 E. , 2025/18609 K. "İçtihat Metni" KANUN YARARINA BOZMA MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/473 E., 2020/79 K. SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜ
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2025/10046 E. , 2025/18609 K. "İçtihat Metni" KANUN YARARINA BOZMA MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/473 E., 2020/79 K. SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16.07.2025 tarihli ve KYB-2025/87019 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Dosya kapsamına göre, inceleme dışı Menemen 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/06/2021 tarihli ve 2020/278 esas, 2021/400 sayılı mahkûmiyet kararının sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin 05/10/2022 tarihli ve 2021/3394 esas, 2022/2466 sayılı kararı ile "sanığın suç tarihinde gündüz sayılan zaman diliminde... ... ve ...'ın ikamet ettiği apartmana girerek daire kapıları önünde ortak alanda bulunan ayakkabıları çaldığı olayda; katılan ...ye ait ayakkabıların soruşturma aşamasında sanık tarafından etkin pişmanlıkta bulunularak iade nedeniyle TCK'nın 168/1 maddesinin, mağdur ...'ın çalınan spor ayakkabısını suç tarihinden bir ay kadar önce 150 TL'ye aldığı beyanı nedeniyle değer azlığına ilişkin TCK'nın 145. maddesinin uygulanmasının gerekmesi, yine Menemen 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/473 Esas, 2020/79 Karar sayılı dosyasının katılanı ...'ın soruşturma aşamasında zararının 100-150 TL olduğu, yargılama aşamasında 150-180 TL olduğu beyanı nedeniyle değer azlığına ilişkin TCK'nın 145. maddesinin uygulanması ihtimalinin bulunması nedeniyle, Menemen 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/473 Esas, 2020/79 Karar sayılı ilamına karşı mahallinde kanun yararına bozma yoluna gidilmek suretiyle denetimden geçmeksizin kesinleşen hükmün kaldırılması sağlandıktan sonra, davaların birleştirilmesi yoluna gidilerek, Yargıtay Ceza Genel Kurumunun 25/01/20 13... /13-1543 Esas, 2013/257 Karar sayılı ilamı da gözetilerek TCK'nın 43. maddesi gereği uygulama yapılması gerekmesine rağmen yargılamaya devam edilerek karar verilmesi" gerektiğinden bahisle anılan kararın bozulmasına karar verildiği gözetilerek yapılan incelemede; 1-Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 23/12/2020 tarihli ve 2020/4411 esas, 2020/5446 sayılı ilâmında yer alan " ... Aynı apartman binasında ayrı dairelerde ikamet eden mağdurların dairelerinin giriş kapıları önünde bulunan ayakkabı dolaplarının içerisinden ayakkabıları çalan sanıkların eyleminin zincirleme şekilde işlenmiş tek bir hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, mağdur sayısınca üç ayrı hırsızlık suçundan hükümler kurulması suretiyle fazla ceza tayini, Bozmayı gerektirmiş, ... bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnamenin bir nolu bendine uygun iki nolu bendine aykırı olarak BOZULMASINA ... " şeklinde yer alan açıklamalar nazara alındığında, sanığın 07/08/2020 tarihinde müşteki ...'ın ikamet ettiği daire kapısı önünde bulunan bir çift beyaz ayakkabısını çaldığı, kamera görüntüleri izlendiğinde sanığın 5 çift ayakkabı ile binadan çıktığının tespit edildiği somut olayda, aynı bina içerisinde bulunan ayrı dairelerde ikamet eden müştekilerin dairelerinin giriş kapıları önünde bulunan ayakkabıları çalan sanığın eyleminin zincirleme şekilde işlenmiş tek bir hırsızlık suçunu oluşturduğu, sanık hakkında aynı suça ilişkin açılmış davaların birleştirilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde, 2-Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 26/03/2019 tarihli ve 2017/1760 esas, 2019/5880 karar sayılı ilâmında yer alan " ... 5237 sayılı TCK'nın 61/1. maddesine göre malın değerinin az ya da çok olması, temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşmak için bir kriter olup, hırsızlık suçuna konu malın değerinin az olmasının TCK'nın 145. maddesinde ayrı olarak düzenlenmesi, kanun koyucunun hırsızlık suçunda malın değerinin az olmasına verdiği önemi göstermektedir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 15.12.2009 gün ve 6/242-291 sayılı içtihadında belirtildiği üzere, "...daha çoğunu alabilme olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak az olan şeyi alma" görüşünün, TCK'nın 145. madde uygulamasında bütünüyle reddedilmesi mümkün değil ise de, maddenin yalnızca bu tanımlamayla sınırlandırılması da olanaklı değildir. 145. maddenin gerek ilk şekli, gerekse değiştirilmiş biçimi; ortak tanımlama ile, hırsızlık suçunun konusunu oluşturan değerin az olmasını temel almaktadır. TCK'nın 145. maddesine göre, faile verilen cezada indirim yapılabilmesi için malın değerinin az olması yeterli olup, hâkim indirim oranını TCK'nın 3. maddesinde öngörüldüğü üzere “işlenilen fiilin ağırlığıyla orantılı” olacak şekilde saptamalıdır. Değer azlığı nedeniyle ceza vermekten vazgeçme kararı verilecek ise; malın değerinin azlığı yanında “suçun işleniş şekli ve özellikleri” de dikkate alınmalıdır. TCK'nın 145. maddesinin uygulanmasında hâkime takdir hakkı tanınmış olup, hâkim takdir hakkını kullanırken keyfiliğe kaçmadan, her somut olaya uygun, yasal ve yeterli gerekçe göstermek suretiyle uygulama yapmalıdır ... " şeklinde yer alan açıklamalar nazara alındığında, somut olayda sanık tarafından çalınan ayakkabının değerinin ne olduğuna ilişkin değer tespiti yaptırılarak sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 145. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiği gözetilmeden eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmasında, isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. Hükümlünün 07.08.2020 tarihinde katılan ...'ın ikamet ettiği daire kapısı önünde bulunan bir çift beyaz ayakkabısını çaldığı, kamera görüntüleri izlendiğinde 5 çift ayakkabı ile binadan çıktığının tespit edildiği somut olayda, aynı bina içerisinde bulunan ayrı dairelerde ikamet eden şikâyetçilerin dairelerinin giriş kapıları önünde bulunan ayakkabıları çalma şeklinde gerçekleşen eylemde hükümlünün çalınan eşyaların farklı kişilere ait olduğunu bilebilecek olması nedeniyle şikâyetçi ve katılan sayısınca suç oluştuğunun anlaşılması karşısında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının (1) numaralı kanun yararına bozma talebinin reddine karar verilmiştir. 2. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesinde düzenlenen kanun yararına bozma; kesinleşmiş hakimlik veya mahkeme kararlarına karşı başvurulan olağanüstü bir yasa yoludur. Bu yasa yolu ile kanunların aynı (tek) biçimde uygulanması, Yargıtay/istinaf denetiminden geçmeksizin kesinleşen kararlardaki hukuka aykırılıkların giderilmesinin sağlanması amaçlanmaktadır. 3. Kanun yararına bozmanın konusu hukuka aykırılıkların giderilmesi olunca, ayrıntıları 26.10.1932 gün ve 29/12 sayılı içtihadı birleştirme kararında açıklandığı üzere, yasaya aykırılık halleri uygulamadaki yanlışlıklar ile esasa etkili usul hatalarından ibarettir. 4. Kanun yararına bozma yasa yoluna, temyiz/istinaf incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı başvurulabilmesi mümkün olup, kesin hükmün otoritesinin zedelenmemesi gerektiğinden, hukuka aykırılıkların ciddi boyutlara ulaşması yanında, maddi meseleye ilişkin kanıtların takdirinde yanılgıya düşüldüğünden bahisle kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağı gibi hakimin takdir yetkisi kapsamına giren hususlar ile takdirin hatalı kullanılması ile ilgili hukuka aykırılıklar yönünden de kanun yararına bozma yasa yoluna gidilmesi olanaklı bulunmamaktadır. Yasa yolunun bu özelliği nedeniyle, hakimin takdirini hatalı kullanmasına ilişkin hususlardaki hukuka aykırılıklar, sadece olağan denetim yolu olan temyiz/istinaf incelemeleri sırasında dikkate alınabilecektir. 5. İnceleme konusunu oluşturan davada olduğu gibi kanıtların takdir ve değerlendirilmesinde yanılgıya düşüldüğünden söz edilerek hükümlü hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 145. maddesinin tartışılması gerektiğinden bahisle kanun yararına bozma yasa yoluna başvurma olanağı bulunmadığından (2) numaralı kanun yararına bozma talebinin reddine karar verilmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.