Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2025/9997 E. , 2025/23074 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2775 E., 2024/2567 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Gaziantep 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.04.2024 tarihli, 2023/1309 Esas, 2024/343 Karar sayılı kararı ile sanık
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2025/9997 E. , 2025/23074 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2775 E., 2024/2567 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Gaziantep 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.04.2024 tarihli, 2023/1309 Esas, 2024/343 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından mahkûmiyet hükümleri kurulduğu, sanık müdafiinin istinaf kanun yoluna başvurması üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesinin 6. Ceza Dairesinin 23.10.2024 tarihli, 2024/2775 Esas, 2024/2567 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, sanık müdafiinin bu karara yönelik temyiz başvurusunda bulunması üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 02.12.2024 tarihli, 2024/2775 Esas, 2024/2567 Karar sayılı ek kararı ile konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan verilen kararın, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi kapsamında temyiz edilemeyecek nitelikte karar olduğundan bahisle temyiz isteminin reddine karar verildiği, bu ek kararın sanık müdafiine tebliğ edilmesine rağmen ek karara yönelik bir temyiz başvurusunda bulunulmadığının anlaşılması karşısında; temyiz isteminin kapsamının sadece hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik olduğu anlaşıldığından hırsızlık suçundan kurulan hükme hasren yapılan temyiz incelemesinde; İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin, “sanığın mahkûmiyetine yeterli delillerin bulunmadığına ve sanık lehine olan hükümlerin uygulanmadığına” yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre Gaziantep 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.02.2021 tarihli, 2019/159 Esas, 2021/200 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 26.09.2023 tarihli ve 2021/1703 Esas, 2023/1636 Karar sayılı kararı ile "Sanık müdafiinin yokluğunda ve sanığın savunması müdafii huzurunda alınmadan kovuşturmanın bitirilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 150/3, 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranıldığından" bahisle hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılığın aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, hukuka kesin aykırılık hâllerini düzenleyen yine aynı Kanun’un 289. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde yer alan “hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması” kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “…bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 26.09.2023 tarihli ve 2021/1703 Esas, 2023/1636 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen Gaziantep 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.04.2024 tarihli, 2023/1309 Esas, 2024/343 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.