İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2025/9623 Karar: 2026/1940 Tarih: 2026

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2025/9623 K.2026/1940

2. Ceza Dairesi 2025/9623 E. , 2026/1940 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/31 E., 2025/70 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf inceleme

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2025/9623 E. , 2026/1940 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/31 E., 2025/70 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf inceleme

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2025/9623 E. , 2026/1940 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/31 E., 2025/70 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin, “mahkûmiyete yeterli delillerin olmadığına, sanık lehine indirim maddelerinin uygulanmadığına ve yüksek cezalara hükmolunduğuna” yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.10.2023 tarihli, 2023/335 Esas, 2023/1508 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik istinaf istemleri üzerine yapılan inceleme neticesinde, ... Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 21.03.2024 tarihli ve 2023/4156 Esas, 2024/1371 Karar sayılı kararı ile “sanığın suçu işlediği sırada akıl hastalığı veya zayıflığı nedeniyle eylemin hukuksal anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğini tamamen kaldıracak veya önemli ölçüde azaltacak şekilde akıl hastalığının ve ceza ehliyetinin bulunup bulunmadığı saptandıktan sonra sonucuna göre hukuksal durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması” gerekçesi ile hükümlerin bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılığın aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “…bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; ... Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 21.03.2024 tarihli ve 2023/4156 Esas, 2024/1371 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen ... 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.11.2024 tarihli, 2024/102 Esas, 2024/178 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümleri, Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesince sanığın akıl hastalığı ve ceza ehliyetinin bulunup bulunmadığının saptanması gerektiği gerekçesiyle duruşma açılmadan bozulmuş; bozma üzerine başka bir asliye ceza mahkemesi yeniden hüküm kurmuş ve istinaf başvurusu esastan reddedilmişti. Yargıtay 2. Ceza Dairesi bu bozmanın kanunda sayılan bozma nedenleri arasında yer almadığını tespit etti.

Hukuki İlke: Sanığın ceza ehliyetinin araştırılması gereği gibi bir eksiklik, CMK 280/1-e ve f bentlerinde sınırlı olarak sayılan, istinaf dairesinin dosya üzerinden bozma verebileceği nedenlerden değildir; istinaf dairesi böyle bir durumda CMK 280/1-g uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verip duruşmada delilleri değerlendirerek aykırılığı kendisi gidermek zorundadır. Kanuni dayanaktan yoksun bozma ve buna dayanan yeni hüküm, CGK'nın 30.04.2025 tarihli 2024/6-490 E., 2025/197 K. sayılı kararı ve AYM'nin 2023/33667 sayılı bireysel başvuru kararı uyarınca hükümsüzdür; bu uygulama mahkemeye erişim hakkını da ihlâl eder.

Uygulama Sonucu: Bozma: Ceza ehliyeti araştırması gerekçeli, dosya üzerinden verilen istinaf bozması ve sonrasında kurulan hüküm hukukî değerden yoksun sayılarak hükümler CMK 302/2 gereği bozuldu; dosya duruşma açılarak yeniden yargılama yapılması için bölge adliye mahkemesine gönderildi.

Dava Strateji Notu: Akıl hastalığı veya ceza ehliyeti şüphesi nedeniyle istinafın dosya üzerinden bozma verdiği dosyalarda savunma, bu araştırmanın ancak istinaf dairesince duruşma açılarak yapılabileceğini bu emsale dayanarak temyizde dile getirmelidir; usule aykırı bozma zinciri içinde kurulan tüm hükümler geçersiz sayılacağından müvekkil lehine yeni bir yargılama imkânı doğar.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla