İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2025/9593 Karar: 2026/1941 Tarih: 2026

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2025/9593 K.2026/1941

2. Ceza Dairesi 2025/9593 E. , 2026/1941 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/49 E., 2025/35 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2025/9593 E. , 2026/1941 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/49 E., 2025/35 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2025/9593 E. , 2026/1941 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/49 E., 2025/35 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin, “tekerrür hükümlerinin yanlış uygulandığına, verilen cezaların yüksek olduğuna, mahkûmiyetlerine yeterli delillerin bulunmadığına ve suçsuz olduklarına” yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.12.2021 tarihli, 2020/482 Esas, 2021/808 Karar sayılı dosyasında verilen hükümlere yönelik istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, ... Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 20.12.2022 tarihli ve 2022/566 Esas, 2022/3492 Karar sayılı kararı ile “istinabe yasağına aykırı davranıldığı, eksik inceleme neticesinde karar verildiği, tekerrür hükümlerinin yanlış uygulandığı ve yetersiz gerekçe ile cezaların teşdiden verildiği" gerekçeleri ile hükümlerin bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılıkların aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, 1. No.lu bozma nedeninin ise hukuka kesin aykırılık hâllerini düzenleyen yine aynı Kanun’un 289. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde yer alan “hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması” kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilerek, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “…bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; ... Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 20.12.2022 tarihli ve 2022/566 Esas, 2022/3492 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.11.2024 tarihli, 2023/19 Esas, 2024/433 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından Asliye Ceza Mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükümleri, Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesince istinabe yasağına aykırılık, eksik inceleme, tekerrür uygulaması ve yetersiz gerekçeyle teşdit gerekçeleriyle duruşma açılmadan bozulmuş; ilk derece mahkemesi bozmaya uyarak yeniden hüküm kurmuş, istinaf dairesi de bu hükümleri düzelterek esastan reddetmişti. Yargıtay 2. Ceza Dairesi, istinaf dairesinin bozma yetkisini kanunda sayılan hâller dışında kullandığını saptayarak süreci baştan sakatladı.

Hukuki İlke: CMK'nın 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemesinin duruşma açmaksızın bozma kararı verebileceği hâller sınırlı sayılmıştır; bu bentler dışındaki bir hukuka aykırılık (örneğin CMK 289/1-h kapsamındaki savunma hakkının kısıtlanması) saptandığında istinaf dairesi CMK 280/1-g uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verip duruşma açarak aykırılığı bizzat gidermelidir. Kanuni dayanağı olmayan bozma kararı ile buna dayanan ilk derece hükmü, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 E., 2025/197 K. sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararında belirtildiği üzere hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl olup hükümsüzdür.

Uygulama Sonucu: Bozma: İstinaf dairesinin kanunda sayılmayan nedenlerle dosya üzerinden bozma vermesi ve direnme yetkisi olmayan ilk derece mahkemesinin yeniden hüküm kurması yasal dayanaktan yoksun bulunduğundan hükümler CMK 302/2 gereği bozularak dosya, duruşma açılıp yeniden yargılama yapılması için CMK 304/2 uyarınca bölge adliye mahkemesine gönderildi.

Dava Strateji Notu: Müdafi, istinaf dairesinin CMK 280/1-e ve f dışındaki bir gerekçeyle dosya üzerinden bozma verdiği her dosyada, bozma sonrası kurulan hükmün hukuken yok hükmünde olduğunu bu karar ile CGK'nın 2024/6-490 E. sayılı içtihadına dayanarak temyizde ileri sürebilir; bu usul aykırılığı esasa girilmeden bozma sağlar.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla