Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2025/10051 E. , 2025/16938 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi SAYISI : 2010/240 E., 2010/297 K. SUÇ : Muhafaza görevini kötüye kullanma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2025/10051 E. , 2025/16938 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi SAYISI : 2010/240 E., 2010/297 K. SUÇ : Muhafaza görevini kötüye kullanma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16.07.2025 tarihli ve KYB-2025/88979 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "1-Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 20/11/2024 tarihli ve 2024/13797 sayılı ve 2024/17141 karar sayılı ilamında yer alan "...İcra Müdürlüğü tarafından hacze konu malın satış günü hazır edilmesi için hükümlüye meşruhatlı davetiye ile tebliğ edilmesine rağmen, hükümlünün hazce konu malı satış yerinde hazır etmediği iddiası ile kamu davası açılmış ve mahkûmiyet kararı verilmiş ise de; söz konusu mahcuzu satma, yok etme, kaybetme gibi teslim amacı dışında tasarrufta bulunup bulunmadığı araştırılmayan hükümlünün kendisine teslim edilen hacizli malı satış mahalline götürme yükümlülüğünün bulunmadığı; muhafaza görevini kötüye kullanma suçunun failinin, kendisine yediemin olarak teslim edilen hacizli malları aynen saklayarak koruma ve yetkili mercii tarafından istenildiğinde kendisine teslim edilen yerde aynen iade etmekle yükümlü olduğu, bu nedenle hükümlünün dava konusu haczedilen mallar üzerinde teslim amacı dışında tasarrufta bulunup bulunmadığı araştırılıp, tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,.. Hükümlüye ait adlî sicil kaydına göre, suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan hükümlü hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesinde yer alan, “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” şeklindeki hüküm uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi,...BOZULMASINA..." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, 1-Dosya kapsamına göre, İcra Müdürlüğü tarafından hacze konu malın satış günü hazır edilmesi için hükümlüye meşruhatlı davetiye ile tebliğ edilmesine rağmen, hükümlünün hazce konu malı satış yerinde hazır etmediği iddiası ile kamu davası açılmış ve mahkûmiyet kararı verilmiş ise de; söz konusu mahcuzu satma, yok etme, kaybetme gibi teslim amacı dışında tasarrufta bulunup bulunmadığı araştırılmayan hükümlünün kendisine teslim edilen hacizli malı satış mahalline götürme yükümlülüğünün bulunmadığı; muhafaza görevini kötüye kullanma suçunun failinin, kendisine yediemin olarak teslim edilen hacizli malları aynen saklayarak koruma ve yetkili mercii tarafından istenildiğinde kendisine teslim edilen yerde aynen iade etmekle yükümlü olduğu, bu nedenle hükümlünün dava konusu haczedilen mallar üzerinde teslim amacı dışında tasarrufta bulunup bulunmadığı araştırılıp, tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesinde, 2-Kabule göre de; Sanığa ait adli sicil kaydına göre, suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan sanık hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesinde yer alan, “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” şeklindeki hüküm uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1.2 No.lu kanun yararına bozma istemi yönünden Adlî sicil kaydına göre, suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan hükümlü hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50/3. maddesinde yer alan, “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca, aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin gerektiği gözetilmeden hüküm kurulduğu belirtilerek hükmün bu yönden de kanun yararına bozulması talep edilmiş ise de; Fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurduğu anlaşılan hükümlü hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 289/1-1. cümle, 289/1-2. cümle, 62/1. maddeleri gereğince hükmolunan hapis cezası 1 ay 7 gün olup, otuz günden fazla olan bu hapis cezasının, 5237 sayılı Kanun'un 50/3. maddesi doğrultusunda, aynı Kanun'un 50/1. maddesinde yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinde yasal zorunluluk bulunmadığı anlaşılmakla; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. 2. 1 No.lu kanun yararına bozma istemi yönünden İcra Müdürlüğü tarafından hacze konu malların satış günü hazır edilmesi için hükümlüye meşruhatlı davetiye tebliğ edilmesine rağmen, hükümlünün hacze konu malları satış yerinde hazır etmediği iddiası ile kamu davası açılmış ve mahkûmiyet kararı verilmiş ise de; söz konusu mahcuzu satma, yok etme, kaybetme gibi teslim amacı dışında tasarrufta bulunup bulunmadığı araştırılmayan hükümlünün kendisine teslim edilen hacizli malları satış mahalline götürme yükümlülüğünün bulunmadığı; muhafaza görevini kötüye kullanma suçunun failinin, kendisine yediemin olarak teslim edilen hacizli malları aynen saklayarak koruma ve yetkili merci tarafından istenildiğinde kendisine teslim edilen yerde aynen iade etme yükümlülüğünün olduğu, bu nedenle hükümlünün dava konusu haczedilen mallar üzerinde teslim amacı dışında tasarrufta bulunup bulunmadığı araştırılıp, tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR 1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 2 No.lu kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce, gerekçe bölümünün 1. bendinde açıklanan nedenle yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, 2.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 1 No.lu kanun yararına bozma isteminin, gerekçe bölümünün 2. bendinde açıklanan nedenle KABULÜNE, Bünyan (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin, 21.12.2010 tarihli ve 2010/240 Esas, 2010/297 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4. maddesinin (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.