KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2025/10349 E., 2025/21510 K.
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2025
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/36 E., 2025/51 K
- Suçlar
- Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli
- Hükümler
- Mahkûmiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
- Tebliğname görüşü
- Düşme, onama
Karar Detayı
326 kelime·2 dk okuma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu,
1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 10.01.2015 olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında 2015 olarak eksik yazılması mahallinde tamamlanması mümkün eksiklik olarak kabul edilmiştir.
I-Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan verilen karara yönelik temyiz isteminin incelemesinde Sanığın konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 116/1. maddesinde belirtilen cezanın üst sınırına göre; aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği hesaplanan 8 yıllık olağan zamanaşımının, 5237 sayılı Kanun’un 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımını kesen son işlem olan 18.11.2015 tarihli mahkûmiyet tarihinden 12.03.2025 tarihli karara kadar dolduğu gözetilmeden, düşme kararı verilmesi gerektiği halde yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak,