İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2025/12318 Karar: 2026/4047 Tarih: 2026

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2025/12318 K.2026/4047

2. Ceza Dairesi 2025/12318 E. , 2026/4047 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3839 E., 2025/306 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2025/12318 E. , 2026/4047 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3839 E., 2025/306 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2025/12318 E. , 2026/4047 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3839 E., 2025/306 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 13.04.2023 tarihli ve 2022/824 Esas, 2023/725 Karar sayılı kararı ile yapılan istinaf incelemesi neticesinde mahkûmiyet hükümlerinin bozulmasına karar verildiği, ancak Bölge Adliye Mahkemesince dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin yasal dayanağı bulunmadığı böylece sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükmün de temyizi kabil olduğu anlaşılmakla, Tebliğnamedeki ret düşüncesine iştirak edilmemiştir. 5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanığın temyiz isteminin, “etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ve zincirleme suç hükümlerinin yanlış uygulandığına” yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre Gaziantep 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.11.2021 tarihli, 2020/462 Esas, 2021/774 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik istinaf istemleri üzerine yapılan inceleme neticesinde, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 13.04.2023 tarihli ve 2022/824 Esas, 2023/725 Karar sayılı kararı ile “fazla ceza tayini ve uygulama maddesinin yanlış gösterildiği” gerekçeleri ile hükümlerin bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılıkların aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “…bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 13.04.2023 tarihli ve 2022/824 Esas, 2023/725 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen Gaziantep 41. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.07.2024 tarihli, 2024/655 Esas, 2024/415 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Gaziantep 21. Asliye Ceza Mahkemesinin hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından verdiği mahkûmiyet hükümleri, Gaziantep BAM 18. Ceza Dairesince fazla ceza tayini ve uygulama maddesinin yanlış gösterilmesi gerekçesiyle dosya üzerinden bozulmuş, bozma sonrası kurulan yeni hüküm temyize taşınmıştır. Sanık temyizinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğini ve zincirleme suç hükümlerinin yanlış uygulandığını savunmuştur.

Hukuki İlke: Fazla ceza tayini ve uygulama maddesinin yanlış gösterilmesi, CMK 280/1'in (e) ve (f) bentlerinde sınırlı sayılan duruşmasız bozma nedenleri arasında yer almadığından, istinaf dairesinin bu gerekçeyle dosya üzerinden verdiği bozma ve buna dayalı ilk derece hükmü yasal dayanaktan yoksundur; ilk derece mahkemesinin bu bozmaya karşı direnme yetkisi de bulunmamaktadır.

Uygulama Sonucu: Daire, tebliğnamedeki ret görüşüne katılmayıp konut dokunulmazlığı hükmünün de temyiz edilebilir olduğunu belirledikten sonra, hukuken yok hükmündeki kararlara dayanan süreci CMK 302/2 uyarınca bozmuş ve dosyayı duruşmalı inceleme için Gaziantep BAM 18. Ceza Dairesine göndermiştir.

Dava Strateji Notu: Ceza miktarına veya uygulama maddesine ilişkin hatalar istinafta ancak duruşma açılarak yahut CMK 280 kapsamındaki düzeltme yetkisiyle giderilebilir; müvekkil aleyhine dosya üzerinden bozma yapılmışsa bu emsalle kararın hükümsüzlüğü sağlanabilir. Tebliğname temyizin reddi yönünde olsa bile Daire aksi yönde inceleme yapabildiğinden temyizden umut kesilmemelidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla